11. Sınıf Tefsir Ders Kitabı Cevapları Sayfa 95
“11. Sınıf Tefsir Ders Kitabı Cevapları Sayfa 95 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Tefsir Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 95
"Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün farklı oluşunda aklıselim sahipleri için elbette ibretler vardır. Onlar ayakta dururken, otururken, yatarken hep Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler (ve şöyle derler): Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın, seni tenzih ve takdis ederiz. Bizi cehennem azabından koru!"36 Bu ayetler, insanı hep görüp durdukları üzerinde düşünmeye ve ibret almaya çağırır. Şayet tefekkür edilirse görülecektir ki Yüce Allah, gökleri ve yeri bizatihi insanın faydalanması için yaratmıştır. Gece ve gündüzün farklılığı da bu amaca yöneliktir. Birbirinin zıddı olan karanlık ve aydınlıkta bile insanın menfaati söz konusudur. Diğer taraftan birinin gidip diğerinin gelişi bakımından gece ve gündüzde öldükten sonra dirilmenin mümkün olduğuna dair bir delil bulunmaktadır. Nitekim günün aydınlığı gelince gecenin karanlığından, gece gelince de gündüzün aydınlığından bir iz kalmamaktadır.Benzer şekilde Allah (cc), zamanla kendisinden hiçbir iz kalmayan insanı günü geldiğinde tekrar diriltmeye kadirdir.
Allah (cc), Kur'an-ı Kerim'in pek çok yerinde tefekkür edilmesi gereken birçok konuya dikkat çekmiştir. Buna göre evrendeki muhteşem düzen ve sayısız varlık, insana üzerinde düşünmesi ve ibret alması gereken sayısız deliller sunmaktadır. Tefekkür, insanın akıl ve kalp birlikteliği içinde devam eden ve uygulamaya dönüşen zihinsel bir faaliyetidir. Bu sayede o,Cenab-ı Hakkin varlığının delilleri üzerinde düşünür; Allah'ın (cc) kulluk edilmeye ve yüceltil- meye layık yegâne ilah olduğunu kavrar.37
Hz. Peygamber, dilin sürekli Allah'ı (cc) anmakla meşgul olmasını tavsiye eder, buna en çok da kendisi uyardı. Günlük hayatta zikir için her fırsatı değerlendirirdi. Evden dışarıya çıkarken, elbisesini giyerken, devesine binerken, bir yokuştan inerken veya çıkarken kısacası herdurumda dua ederdi. Zikir, gece gündüz hem gönlünde hem zihninde hem de dilindeydi. Allah'ı (cc)zikrederek yatar, Felak ve Nas surelerini okuyarak uyurdu. Gece namaz için uyandığında da AHİmran suresinin son on ayetini okuyarak yatağından kalkardı."
Allah (cc), Kur'an-ı Kerim'in pek çok yerinde tefekkür edilmesi gereken birçok konuya dikkat çekmiştir. Buna göre evrendeki muhteşem düzen ve sayısız varlık, insana üzerinde düşünmesi ve ibret alması gereken sayısız deliller sunmaktadır. Tefekkür, insanın akıl ve kalp birlikteliği içinde devam eden ve uygulamaya dönüşen zihinsel bir faaliyetidir. Bu sayede o,Cenab-ı Hakkin varlığının delilleri üzerinde düşünür; Allah'ın (cc) kulluk edilmeye ve yüceltil- meye layık yegâne ilah olduğunu kavrar.37ibnülcevzi'ye göre Allah'ı (cc) anmaktan kasıt; namazda veya namaz dışındaki başka ibadetlerde O'nu zikretmek, Kur'an okumak veya her işte ve herdurumda Allah'tan(cc)sakınmaktır. Tefekkürise kalbin bir şey hakkında tekrar tekrar düşünmesidir, ibni Abbas(ra), tefekkürle kılınan iki rekât namazın gaflet içinde yapılan bir gecelik ibadetten daha değerli olduğunu söylemiştir.38 Hz. Peygamber, bu ayeti okuyup da üzerinde düşünmeyenler için hayıf lanmıştır. Zira yaratılış harikalarından gafil olmayanlar için bunlarda Allah'ın (cc) varlığına, kudretinin büyüklüğüne dair apaçık deliller vardır. Bunu fark edenler, hayatlarının büyük bir kısmında Allah'ı (cc) anmak anlamına gelen zikirden uzak kalmazlar. Tefekkürün gafleti giderdiği söylenmiştir. Ekinin bitmesinde su ne kadar önemliyse kalbin haşyet kazanmasında da tefekkür, o kadar önemlidir.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Meb Yayınları Tefsir Ders Kitabı Sayfa 95 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.