“11. Sınıf Tefsir Ders Kitabı Cevapları Sayfa 39 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Tefsir Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 39

TEFEKKÜR

Sahabe nesli içinde Kur'an ilimleri ve tefsir alanında en yetkin isimlerden biridir. Hicretten yaklaşık üç yıl önce Mekke'de doğan doğumunun hemen ardından Hz.Peygamber'e götürülerek onun duasına mazhar olmuştur, ilme olan yoğun ilgisi ve güçlü hafızasıyla kısa sürede temayüz etmiştir. Hz. Peygamber'in fiil ve sözlerini öğrenmeye özel gayret gösteren ibni Abbas (ra), başta Hz. Ömer ve Hz. sahabenin önde gelenlerinden istifade etmiştir. Hz. Ömer'in onu ilim meclislerine dâhil etmesi, İbni Abbas'ın (ra) Kur'an anlayışına duyulan güvenin açık bir göstergesidir. Tefsir alanında ondan nakledilen rivayetler, erken dönem tefsir geleneğinin ana omurgasını oluşturur. Mekke tefsir ekolünün kurucusu kabul edilen ibni Abbas(ra), Kur'an'ı Kur'an'la açıklamayı; Hz. Peygamber'den gelen rivayetleri esas almayı ve yorumda aşırılıktan kaçınmayı temel ilke edinmiştir. Onun tefsir anlayışı, sahabe dönemi tefsir geleneğinin en güçlü temsilini oluşturmuştur. Abdullah bin iken Taif'tevefat etmiştir.

Soru: Abdullah bin Abbas'ın hayat hikâyesinden hareketle onu tefsir alanında öne çıkaran unsurları yorumlayınız.

  • Cevap:

Tabiin Dönemi

Hz. Peygamber ve Sahabe Dönemleri'nde ağırlıklı olarak sözlü biçimde sürdürülen tefsir faaliyeti, tâbiin devrinde yeni bir safhaya girmiştir. Bu süreçte müfessirler, sahabeden daha çok dinleme (sema) yöntemiyle aldıkları tefsir malzemesini nakletmişlerdir (Görsel 1.6). Sahih bir rivayetin bulunmadığı hususlarda da içtihat ve rey ile açıklamalara yönelmişlerdir. İçtihadın giderek yaygınlık kazanması, tefsirde farklı yorumların ortaya çıkmasına ve doğal olarak görüş ayrılıklarının derinleşmesine zemin hazırlamıştır. Tâbiin müfessirleri, ayetleri açıklarken yalnızca kişisel değerlendirmelerle yetinmemiş, içinde yaşadıkları toplumun düşünce dünyasını ve kendi dönemlerinin kültürel kabullerini de tefsire yansıtmışlardır. Bu durum, tâbiinden aktarılan rivayetlerin İlmî değeri; güvenilirliği ve bağlayıcılığı konusunda İslam âlimleri arasında farklı yaklaşımların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Tâbiinin naklettiği bilgilerin önemli bir kısmının sahabeye dayanması ve böylece vahyin nüzul dönemine yakın bir kaynaktan beslenmesi gerekçesiyle âlimlerin çoğunluğu, bu rivayetlerin tefsirde kullanılmasını savunmuştur. Buna karşılık azınlıkta kalan bazı âlimler, tâbiinin nüzul ortamına doğrudan şahit olmayışını ve içtihatlarında hata yapma ihtimalini gerekçe göstererek bu tür nakillere ihtiyatla yaklaşmışlardır

11. Sınıf Meb Yayınları Tefsir Ders Kitabı Sayfa 39 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.