11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 319
“11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 319 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 319
göçmenlere nasıl dağıtılacağı belirlendi. Göçmenler mevcut köy ve mahallelere, yeni kurulan yerleşimlere ya da gayrimüslimlerden boşalan yerlere yerleştirildi. Bu iskân sürecinde Eskişehir, İzmir, Adana gibi Anadolu şehirlerine birçok muhacir köyü kuruldu (Görsel 3.36). Balkan Savaşları öncesinde başlayan göçmen akınları, OsmanlI Devleti’nin kapsamlı bir göçmen ve yurttaşlık politikası geliştirmesini zorunlu kıldı.
Devlet, iskân programlarını desteklemek ve nüfusu denetim altında tutmak için çeşitli adımlar attı. Bu kapsamda 1857’de çıkarılan ilk göçmen yasasıyla yurttaşlık konusunda da düzenlemeler yapıldı. Muhacirin komisyonları, göçmenlerin iskânının yanı sıra yurttaşlık ve kimlik konularıyla da ilgilenen temel kurumlardan biri hâline geldi. Bu çalışmalar, devletin modernleşme ve merkezîleşme sürecini hızlandırdı. OsmanlI yönetimi, bu süreçte toplumsal yapıyı düzenlemek için uyrukluk ve yurttaşlık kavramlarını daha belirgin şekilde tanımladı.
Göç ve iskân sorunlarının çözümüne yönelik düzenlemeler, devletin reform ve merkezîleşme sürecinde önemli rol oynadı. Yeni kurulan kurumlar yoluyla mevcut yapı güçlendirildi. Göç ve iskân politikaları, sadece toplumsal düzeni değil modern devletin inşasını da destekleyen önemli bir araç hâline geldi. Devletin bu alanlarda hızla kurumsallaşması, OsmanlI’nın son dönemlerinde bile karmaşık idari politikaları hayata geçirebildiğini gösterdi.
“Meclis-i Ayan’da AMMU [Aşair ve Muhacirin Müdüriyeti Umumisi] bütçesi görüşmeleri sırasında, muhacir ve mülteciden ‘ne kastedildiğini’ soran mebuslar vardı. AMMU genel müdürü Hamdi Bey verdiği cevapta; ‘mülteci savaş hali dolayısıyla düşmanın istilasına uğrayan yerlerden dahile yani hududun gerisine iltica eden cins ve mezhep ayırmaksızın bütün ahaliye diyoruz. Ancak anlaşma ile diğer bir devlete terk edilmiş topraklardan gelenlere muhacir diyoruz’ demişti. (...)Ruslardan kaçan Müslümanlar, muhacir olarak değil mülteci olarak kabul ediliyorlardı. (...) Balkanlar da henüz anlaşmalarla kaybedilmemişti ancak fiilî işgal altında olan bölgelerden gelen Müslümanlar vardı, bunlar da mülteci olarak kabul ediliyorlardı. Trablusgarp, Bingazi, Karadağ, Bulgaristan ve Bosna’dan gelen mülteciler gibi.”
Soru: Kaynak E’ye göre muhacir ile mülteci arasındaki benzerlik ve farklılıklar nelerdir? Açıklayınız.
- Cevap:
Osmanlı Devleti, hukuki düzenlemelerle Balkan göçmenlerini muhacirler ve mülteciler olarak iki grupta sınıflandırdı. Bu gruplara yönelik yardım faaliyetleri ve iskân çalışmaları farklı şekillerde yürütüldü. Muhacir statüsündeki kişilerin yardımlara ulaşması ve iskân edilmesi kolaylaştırılırken mültecilerin işgaller sona erdiğinde evlerine geri dönme ihtimali bazı işlemlerin yavaşlamasına neden oldu.
Devlet, göçmenlere pek çok konuda yardımda bulundu ve onları destekledi. Yola çıkarken yanlarına neredeyse hiçbir şey alamadan gelen göçmenlere başta gıda ve kıyafet olmak üzere barınma, eşya, iş imkânı gibi çeşitli alanlarda yardımlar yapıldı. Kurumlar bir yandan kalıcı iskânları düzenlerken bir yandan da bu yardımları organize etmeye çalıştı.
11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 319 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.