“11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 246 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 246

Tanzimat Dönemi’nin sanayileşme programı yaklaşık on yıl sürdükten sonra yavaşlamış, bazı kurumlar devre dışı kalmıştı. Bu programın ve sanayi girişimlerinin sürdürülememesinin temel nedeni mali kaynak yetersizliğiydi. OsmanlI Devleti’nde devlet adamları mali ve iktisadi sorunların farkında olmasına karşın maddi kaynak sorunu çözülemedi. Kısa vadede sonuç verecek çözümlere yönelme zorunluluğu, uzun vadeli önlemlerin alınmasını engelledi.

Devlet adamlarının kamu mâliyesine dair layiha adı verilen raporlarında hedef; gelir-gider dengesini sağlamak, vergi kayıplarını önlemek ve bütçe kalemlerinde tasarrufa gitmekti. Ayrıca modern kamu mâliyesi anlayışına uygun olarak vergi tahsilatının merkezîleştirilmesi, vergi kaynaklarının çeşitlendirilmesi, dolaylı ve doğrudan vergilerin ıslahı ile kamu borçlanması gibi araçlarla büyümenin finansmanına yönelik çabalar da vardı. Devlet adamları, vergiler ile kredi, para ve banka sistemlerinin ekonomik büyümeye katkısını dikkate almış ancak bu düşünceleri dönemin siyasi koşullarında uygulamak mümkün olmamıştı.

XIX. yüzyılda Rusya ve Japonya’da gümrük vergileri, tüketim vergileri ve tütün tekeli gibi dolaylı vergi kaynakları bütçenin önemli kamu gelirleri arasında yer aldı. Bu vergiler ekonomik büyümenin finansmanında önemli rol oynadı. Tütün tekeli, devletin tütünün satışını denetleyerek bu üründen düzenli gelir elde etmesi anlamına geliyordu.OsmanlI maliye bürokratları, Japonya ve Rusya’yla benzer biçimde dolaylı vergilerle devlet bütçesini güçlendirmeye çalıştı. Ancak kapitülasyonlar ve ticaret antlaşmaları nedeniyle gümrük vergileri serbestçe artırılamadı. Ayrıca dolaylı vergiler kentli nüfustan toplandığı için, kentleşme ve ticarileşmenin sınırlı olduğu OsmanlI Devleti’nde tüketim vergilerinden elde edilen gelir düşük seviyelerde kaldı. Bu nedenle dolaylı vergiler, bütçe açıklarını kapatacak ölçüde etkili olamadı.

Tanzimat Dönemi’ndeki yoğun sanayileşme programının yüksek harcamaları, bürokratik zorluklar ve gelir darlığı, birçok devlet yatırımının sürdürülmesini engelledi. Kırım Savaşı yıllarında başlayan dış borçlanma süreciyle birlikte sanayi yatırımlarında devletin rolü azaldı. Bu yatırımlar şirketleşme, yabancı sermaye ve özel girişimlerle finanse edilmeye başlandı. XIX. yüzyılın ilk yarısında Galata bankerleri olarak bilinen sarraf kökenli yerli sermayedarlardan borç alındı ve 1853’te Avrupa’dan borçlanma başlayana dek bu grup Osmanlı Devleti’nin başlıca finansman kaynağı oldu.

Devleti yönetenler (...) Tanzimat’tan hemen sonra şirketleşme yolunda önemli hukuki düzenlemeler yapmışlardır. Bu hususta Sultan Abdülmecit’in ifadesi her şeyi açıklamaktadır:'... istikraz olunmamak içün çok çalıştım. Lâkin ahval bizi istikraza mecbur etti. Bunun te’diyesi vâridâtın artmasıyla olur. Bu dahi imar-ı mülk ile, yani her devlette olduğu gibi kumpanyalar teşkil ederek demiryolları yapmakla olur. Artık kumpanyalara da muvafakat eylemeliyiz ...’ [Borçlanmamak için çok çalıştım. Ancak koşullar bizi borç almaya zorladı. Bunun ödemesi, gelirlerin artırılmasıyla olur. Gelirlerin arttırılması da ülkenin yeniden imar edilmesi ile yani her devlette olduğu gibi şirketler kurup demiryolları yapmakla olur. Artık şirketlerin kurulmasına yardımcı olmalıyız...]

Soru: Kaynak P ’ye göre Sultan Abdülmecid’in ülkenin gelişmesi için öne sürdüğü bakış açısının nedenleri neler olabilir? Açıklayınız.

  • Cevap:

11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 246 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.