11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 236
“11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 236 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 236
OsmanlI Devleti’nin iç ve dış ticaret üzerinden aldığı vergiler, hâzineye mali gelir kaynakları sağlamaya öncelik tanıyan fiskalist anlayışla uyumluydu. OsmanlI Klasik Dönemi’nde iç ve dış ticaret üzerinden limanlarda, şehirlerde ve geçitlerde farklı vergiler alınmıştı. İç gümrükler, genellikle OsmanlI sınırları içinde kara ya da deniz yoluyla sevk edilen mallardan alınan vergilerdi. İç gümrükler, ticaretin gelişmesini ve sermaye birikimini engelleyen, yerel tüccarları (Görsel 2.57) zor durumda bırakan bir uygulamaydı.
Dış gümrükler, ithalat ve ihracat üzerinden alınan vergilerdi. 1850’lere kadar yerli tüccarlar ihraç mallarını genellikle iskeleye kadar getirir ve sonrasında iç gümrük vergisini öderdi. Yabancı tüccarlar ise yalnızca ihraç vergisi ödeyerek iskeleden aldıkları malları dışarıya sevk ederdi. Ancak zamanla yabancı tüccarlar Anadolu’daki üretim bölgelerine giderek malları bizzat satın almaya başladı. Bu işlemi, kapitülasyonlar gereği yalnızca %3 oranındaki vergiyi ödeyerek ve iç gümrük vergilerini ödemeden gerçekleştirdi. Bu durum, OsmanlI hâzinesinin gelir kaybına uğramasına yol açtı. İthal mallar ise OsmanlI topraklarındaki yabancılara ait ticarethanelerde, %5’ten zamanla %3’e düşen bir vergi dışında, diğer vergilerden muaf olarak satılıyordu. OsmanlI mâliyesi gümrük vergilerini artırmak için ithal mallara yeni vergiler getirmeye çalışsa da kapitülasyonlar nedeniyle uygulamada güçlüklerle karşılaşıldı.
XIX. yüzyılda devletin serbest ticaret yönünde attığı adımlar belirginleşti. 1826’da esnaf loncalarında etkili olan Yeniçeri Ocağının lağvedilmesiyle loncaların tekelci yapısı ve piyasa üzerindeki sınırlamaları kaldırıldı. 1838 Baltalima- nı Ticaret Antlaşması ve 1839 Tanzimat Fermanı ile serbest ticaretin önü açıldı.
Babıali, ülkenin yarı sömürge haline getirilmesine uzun süre seyirci kaldı. İmparatorluk ekonomisinin aleyhine gelişme gösteren bu durumun bir neticesi olarak başta dokuma sektörü olmak üzere çeşitli branşlarda kayda değer gerilemeler görüldü. (...) Charles Texier, Anadolu’da seyahat ederken 1836’da gördüğü Ankara’yı şöyle anlatmaktadır: ‘Geçen yüzyılda Ankara’da çeşitli Avrupa kuruluşları faaliyet halindeydi. Şimdi bunlardan hiç birisi kalmamıştır.’ (...)
Batı’nın üretim metot ve usullerini alarak, OsmanlI ekonomisine rekabet gücü kazandırmayı amaçlayan (...) çalışmaların büyük ölçüde başarısızlığa uğraması ülkeyi adeta açık bir pazar haline getirdi. Bunun neticesi oiarak da başlangıçta etkisini daha çok dokuma sanayiinde gösteren Avrupa rekabeti diğer branşlara ve İmparatorluğun en uzak köşelerine yayılmağa başladı. 1860’lı yıllarda geleneksel OsmanlI sanatlarında önemli gerilemeler olurken, meslek erbabındanda işsiz kalanların sayısı gün geçtiktikçe artmağa başladı. Bu konuda Namık Kemal, ‘...biz ziraatte olduğu gibi sanatta dahi vaktiyle kendi yağımızda kavrulurduk. Hemen her ihtiyacımızı ifa edecek tezgahlarımız vardı. Yirmi-otuz senede onların hemen cümlesi mahvoldu.’ ”
Soru: Kaynak G'ye göre 1838 Baltalimam Ticaret Antlaşması Osmanlı ekonomisini nasıl etkilemiştir? Açıklayınız.
- Cevap:
11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 236 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.