“11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 131 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 131

Soru: Hobbes ve Lock’un insan doğası ve yönetimle ilgili fikirlerini karşılaştırarak benzerlik ve farklılıklarını yazınız.

  • Cevap:

Benzerlikler:Farklılıklar:


Aydınlanma düşüncesi XVII. yüzyıl ortalarında Fransa’da zirveye ulaştı. Bu dönemde siyasi ve toplumsal konulara ilgi duyan filozoflar Paris’te bir araya geldi ve Isaac Nevvton’ın pozitif bilimlerle ilgili çalışmalarından hareketle hayatın her alanına aklın rehberlik etmesi gerektiği konusunda çeşitli görüşler ortaya koydu. Onlara göre hayat; akıl, doğa, dünyevi mutluluk, ilerleme ve özgürlük kavramları üzerine inşa edilmeliydi.

Aydınlanma çağında öne çıkan başlıca düşünürler Voltaire takma adını kullanan François Marie Arouet (Fransua Mari Aruet), Baron de Montesquieu (Baron dö Monteskiu), Jean Jacques Rousseau (Jan Jak Ruso) ve İtalyan filozof Cesare Beccaria (Sezare Bekkaria) idi.

Fransız aydınlanma düşüncesinin en önemli isimlerinden olan Voltaire, başta Candide olmak üzere siyasi, felsefi ve edebî türlerde birçok eser kaleme aldı. Bu eserlerinde özellikle filozoflara ve siyasilere karşı eleştirel bir dil kullanarak rahipleri, aristokratları ve devlet adamlarını hicvetti. Eleştirilerinde keskin bir dil kullanması sebebiyle Fransa sarayında çok sayıda düşman edindi ve iki kez hapse atıldı. Hapisten çıktıktan sonra da iki yıldan fazla bir süre İngiltere’ye sürgüne gönderildi. Buna rağmen inanç ve ifade özgürlüğü için mücadele etmekten vazgeçmeyen Voltaire, hayatı boyunca dogmatik düşüncelere ve ön yargılara karşı savaşarak aklın rehberliğini savundu. Onun özgürlükle ilgili şu sözleri bütün düşünce hayatının özeti niteliğindedir: “Söylediğin hiçbir şeye katılmıyorum ama bunu söyleme hakkını ölümüne savunacağım.”

Fransız aristokratlarından Baron de Montesquieu, siyaset felsefesi hakkındaki görüşleriyle aydınlanma düşüncesine yön veren önemli filozoflardan biriydi. XVIII. yüzyılda Britanya’nın en örgütlü ve en dengeli yönetim yapısına sahip olduğunu savunan Montesquieu; yasama, yürütme ve yargı sistemlerinin birbirinden ayrı ve bağımsız olması gerektiğini, güçler dengesinin ancak bu şekilde sağlanabileceğini vurguladı. O dönemde İngiliz yönetim sisteminde güçler ayrılığı ilkesi hayata geçirilememiş olsa da onun fikirleri Avrupa siyasetinde büyük bir etki yarattı. 1748’de yazdığı Kanunların Ruhu adlı eserinde güçler ayrılığı ilkesi sayesinde hiç kimse ya da grubun hükümet üzerinde tam kontrol sağlayamayacağım, bunun da siyasi özgürlüğün temel şartı olduğunu savunan Montesquieu, denge ve denetim mekanizmasının işleyişi için “Güç, gücün denetleyicisi olmalıdır.” görüşünü ileri sürdü. Montesqu- ieu’nun bu eseri, Kuzey Amerika’daki İngiliz kolonilerinin siyasi liderlerine de rehberlik etti ve ABD Anayasası’nın temelini oluşturdu.

11. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 131 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.