“11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 137 Dersdestek Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 137

Sanayi Devrimi sonrasında ulus devletler toplumun eğitim, sağlık ve refah ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik sosyal politikalara öncelik vermek zorunda kaldı. Sosyal devlet anlayışını en fazla benimseyen Avrupa ülkeleri Almanya, Fransa ve Belçika oldu. Bu ülkelerde devlet kaza, sağlık, emeklilik ve engellilik sigortaları çıkararak vatandaşlarının hayatını güvence altına almaya önem verdi. XIX. yüzyılda Avrupa’da hâkim olan toplumsal refah anlayışı Osmanlı Devleti’ni de etkiledi. Özellikle II. Abdülhamid Dönemi’nde Türk toplumunun geleneksel olarak sürdürdüğü yardımlaşma ve dayanışma faaliyetleri Avrupa ülkelerindeki örneklerine benzer şekilde kurumsallaştırıldı. İnsanları refah içinde yaşatma sorumluluğunun devlete ait olduğu düşüncesinden hareketle hastaneler, bakımevleri ve emeklilik sandıkları kuruldu. Böylece sosyal hizmetlerin devamlılığı vakıflara bağlı olmaktan çıkarılarak devlet güvencesine alındı. II. Abdülhamid, izlediği sosyal refah politikalarıyla ayrım yapılmaksızın herkese standart hizmet sunulmasını sağladı. Böylece Osmanlı Devleti’ni sosyal hizmetler alanında modern ve merkezî bir devlet hâline getirerek Osmanlı vatandaşlığı fikrini güçlendirdi. Fermanlarında devletin halkın mutluluğunu sağlamakla görevli olduğunu ifade eden II. Abdülhamid 1895 yılında Darülacezeyi kurdu. Burası kendi alanında bütünüyle devlet tarafından planlanıp hizmete açılan modern anlamdaki ilk sosyal yardım kurumu oldu. Padişah, Darülacezenin kuruluş giderleri için 7.000 altın lira değerinde kıymetli eşyası ile 10.000 altın lira bağışladı. Ayrıca bir yardım kampanyası başlatarak 50.000 altın lira topladı. Darülaceze başta yaşlılar ve çocuklar (Görsel 3.42) olmak üzere insanların beslenme ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kuruldu. Kurum; hastanesi, kreşi, yetimhanesi ve iş atölyeleri ile bir külliye görünümündeydi. Kuruluş Nizamnamesi gereğince Darülacezeye İstanbul’da ikamet eden, çalışamayacak durumdaki yaşlılar; terk edilmiş çocuklar, her yaştan yoksullar, kimsesizler ve engelliler kabul edildi. Bu hayır kurumumuz kuruluş amaçlarına uygun şekilde hizmetlerine günümüzde de devam etmektedir. II. Abdülhamid özellikle savaşlar nedeniyle yetim kalan çocuklar sorunuyla da ilgilendi. Padişah bu çocukların başta eğitim olmak üzere her türlü ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Darülhayr-ı Âliyi açtı. Diğer yandan işitme, konuşma ve görme engelli çocuklar için bir okul kurdu. Böylece devletin engelli bireylerin eğitiminden de sorumlu olduğunu göstermek istedi. Onun döneminde çocukların korunması amacıyla kurulan bir başka kurum Himaye-i Etfal Cemiyeti oldu. 1908’de Kırklareli’de faaliyete geçen bu cemiyeti aynı isimle başka şehirlerde kurulan cemiyetler izledi. Himaye-i Etfal Cemiyetleri, Cumhuriyet Dönemi’nde birleştirilerek günümüzde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü çatısı altında toplandı.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Dersdestek Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 137 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.