11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 86
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 86
“11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 86 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 86
Farabi’ye göre Allah (cc), faal aklı Ay altı âlemdeki oluş ve bozuluşu düzenlemek, maddelere suret vermek ve maddi dünyadaki varlıkları harekete geçirmekle görevlendirmiştir. Bu işlevi doğrultusunda faal akıl, Allah’ı (cc) düşünerek elde ettiği bilgiyi Ay altı âlemin akıl varlığı olan insanın zihinsel gelişimi için kullanır. Ayrıca Allah’tan (cc) aldığı bilgiyi insana aktaran Cebrail (as) ile özdeşleştirilmiş olup metafizik âlem ile insan arasında aracı bir konumdadır.18 Böylece varlık düzeni, sudur zinciri içinde belirli bir hiyerarşiyle açıklanır ve Ay altı âlemdeki oluş ve bozuluş süreci faal akıl aracılığıyla anlam kazanır. Farabi, sudur teorisini kendi döneminin kozmoloji bilgileri çerçevesinde oluşturmuştur. Bu nedenle Farabi’nin teorisi kendi yaşadığı dönem göz önünde bulundurularak değerlendirilir. Meşşai felsefede önemli bir yere sahip olan bu yaklaşım, Farabi’nin sisteminin temel unsurlarından biri olarak İslam felsefesi geleneğinde önemli bir yer tutar.a
İbni Sina, ruh-beden ilişkisini felsefi sistemi içinde ele almıştır. Ona göre âlemde var olan her şey madde ya da şekil olarak vardır. Ruh da bedenin bir iç hareket ettiricisi niteliğinde olduğundan madde veya şekil ile birlikte ortaya çıkmaktadır. Bu noktada İbni Sina, ruhun yetkin bir niteliğe sahip olduğunu ileri sürmüştür, insanın ahlaklı bir varlık olabilmesi için bu yetkinliğin bedenî güçlere sahip olarak onu yönetmesi beklenir.19 Ancak bu düşünce ruhun görevini ortaya koyarken nasıl bir şey olduğu hakkında bilgi vermez. İbni Sina’ya göre ruh, insanı insan yapan ve ona kimlik kazandıran manevi özdür. O, ruhun maddi bir cisim olduğu yönündeki eski görüşlere karşı çıkmıştır. Ruhun bedenden bağımsız, gayrimaddi bir cevher olduğunu kanıtlamak için uçan adam delilini geliştirmiştir.
İbni Sina’ya göre insanın bedensel duyumları ile ruhunun idrakleri birbirinden farklıdır. İnsanın gerçek “ben”i ruhu olduğu için ruh hem kendisini bilir hem de kendi bilgisinin farkındadır. Bu durum uçan adam deliliyle şu şekilde açıklanır: Bir adamın boşlukta aniden yaratıldığı ve hiçbir dış etkene maruz kalmadığı var sayılır. Bu adamın gözleri bağlıdır, kulakları duymaz ve organları birbirine temas etmeyecek şekilde boşlukta süzülmektedir (Görsel 3.4). Dolayısıyla bu kişi, kendi bedenine dair hiçbir duyusal veriye sahip değildir. İbni Sina’ya göre bu durumdaki bir kişi, bedeninin ve organlarının varlığından habersiz olsa bile kendi varlığının bilincinde olmaya devam eder. Bu düşünceden hareketle İbni Sina, ruhun bedenden ayrı ve bağımsız bir varlık olduğunu savunur. Ona göre beden, ruh için bir araç ya da bir elbise hükmündedir. Aynı zamanda insanların bedenlerini kendilerinin ayrılmaz bir parçası olarak görmeleri ise alışkanlıktan kaynaklanan bir yanılgıdır. Bir kimsenin giydiği elbiseyi zamanla kendisinin bir parçası gibi algılaması da aynı yanılgıya örnektir. Bu noktada İbni Sina bilgi, irade
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Meb Yayınları İslam Felsefesi Ders Kitabı Sayfa 86 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.