11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 61
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 61
“11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 61 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 61
Bu kaynakla irtibatı sonucunda akıl yetisi etkinleşir ve kesin bilgiye ulaşılır. Vahiy bilgisinin de temelini oluşturan bu anlayış, İslam felsefesinde bilginin çok yönlü bir yapıya sahip olduğunu gösterir.39 Hakikat, İslam filozofları tarafından bilgi ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi açıklamak için kullanılan temel kavramlardan biridir. Bu kavram, düşüncenin dış dünyadaki nesnelere uygunluğunu ifade eder.40 İslam filozofları, bilgiyi sadece bir veri toplama işi değil varlığın özünü (mahiyetini) keşfetme süreci olarak görmüşlerdir. Kindi, bilgiyi “eşyanın hakikatleriyle kavranması” olarak tarif eder.41 Bu yaklaşımda bir varlık hakkında sorulan “Nedir?” sorusu, zihindeki yargının nesneyle örtüşmesini hedefler.Dolayısıyla bilgi, hakikatin zihinsel bir yansıması; hakikat ise bilginin doğruluğunu belirleyen temel ölçüttür.42
Farabi, bilgiyi hakikate ulaşma süreci olarak değerlendirir. Ona göre insan zihni doğuştan hazır bilgilerle dolu değildir; bilgi zamanla kazanılır. İnsan önce duyu organlarıyla tikel deneyimler edinir, akıl ise bunları inceleyip karşılaştırarak ortak özellikleri çıkarır ve tümel bilgilere ulaşır. Böylece akıl, duyulardan gelen verileri işleyip anlamlı hâle getirir. Ancak bu dönüşümün tamamlanması için insan aklının “faal akıl” adı verilen aşkın bir ilke tarafından desteklenmesi gerekir. Bu ilke bilginin açık ve kesin biçimde kavranmasını sağlar. Sonuçta bilgi, aklın duyulardan aldığı verileri anlamlandırması, genelleştirmesi ve giderek daha yetkin bir kavrayış düzeyine ulaşmasıyla olgunlaşır.43Farabi’ye göre bilgi, aşamalı ve düzenli bir gelişim süreci sonunda ulaşılan entelektüel bir yetkinliktir. O, bu süreci biçimsiz bir mumun damga ile şekil kazanmasına benzetir. Nasıl ki mum, damga sayesinde belirli bir forma kavuşuyorsa insan aklı da duyulardan aldığı dağınık bilgileri işleyerek anlamlı ve düzenli bir hâle getirir. Bu dönüşümde akıl, somut ve tikel verilerden hareketle tümel ve soyut bilgilere ulaşır. Farabi bu süreci “madde ve suret” ilişkisiyle açıklar. Buna göre duyulardan gelen veriler ham maddeye, aklın ortaya çıkardığı anlam ise bu maddenin kazandığı şekle benzer. Böylece bilgi, duyusal olandan soyutlanarak daha açık, genel ve sistemli bir kavrayışa dönüşür. Bu anlayışta hakikat yalnızca akıl yürütmeyle ulaşılan bir sonuç değil aynı zamanda insan aklının evrendeki düzeni kavrayarak bu düzenle uyumlu entelektüel bir düşünce düzeyine erişmesidir.44
İbni Sina’ya göre bilgi, insanın dış dünyadaki nesneleri zihninde anlamlandırmasıyla oluşur. İnsan önce beş duyu aracılığıyla nesneleri algılar. Bu algılar zihinde bir araya getirilir, hatırlanır ve hayal gücü tarafından muhafaza edilir. Daha sonra akıl bu verileri karşılaştırır, ortak yönlerini ayırt ederek tümel kavramlar oluşturur. Böylece tikel deneyimlerden hareketle tümel ve kalıcı bilgiler elde edilir. Ancak aklın bu bilgileri tam ve kesin hâle getirebilmesi için “faal akıl” adı verilen aşkın bir akli ilkeyle ilişki kurması gerekir.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Meb Yayınları İslam Felsefesi Ders Kitabı Sayfa 61 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.