11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 60
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 60
“11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 60 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 60
Soru: 2) Tartışmalardan ve edindiğiniz bilgilerden hareketle çıkarımlarınızı öğretmen rehberliğinde aşağıdaki noktalı alana yazınız.
- Cevap:
Arif kavramı, bilme anlamını da içerir fakat âlime göre daha özel bir anlam taşır. Âlim, bilgiyi akıl yürütme, araştırma ve öğrenme yoluyla elde ederken ârif, manevi arınma yoluyla kavrar. Bu nedenle Allah (cc) için yalnızca “Âlim” ismi kullanılır çünkü O’nun ilmi her şeyi kuşatan, sınırsız ve mutlaktır. Arif ise insana özgü sınırlı bir kavrayışı ifade ettiğinden Allah (cc) için kullanılmaz.
İlim; bir şeyi gerçek yönüyle kavramak, gerçekle örtüşen kesin inanç, bir nesnenin şeklinin zihinde oluşması, nesneyi olduğu gibi bilmek, nesnedeki gizliliğin ortadan kalkması, tümel ve tikellerin kavranmasını sağlayan sıfat gibi anlamlara gelir.34 İslam filozofları, ilim kavramını bilim ve bilgi anlamında kullanmışlardır. Kindi, ilmi “varlığın hakikatini idrak”; İbni Sina ise “soyut kavramlara tekabül eden zihni formlar” olarak tanımlamıştır.35
Marifet kelimesi sözlükte derin düşünme yoluyla bir şeyin anlaşılması veya ilhama dayanan aracısız bilgi anlamına gelir.36 Bu kavram daha çok tasavvufi düşüncede kullanılmış, âlimlerin ulaştıkları bilgilerden farklı ve kendilerine has bir bilgi olarak ifade edilmiştir. Mutasavvıflara göre tarifler ve düşünme yoluyla marifet hakkında genel bir fikir edinilebilir ancak onun özünü kavramak için manevi yolculuk ve tecrübe gerekir.37
Bilginin kaynağı, İslam filozoflarının üzerinde önemle durdukları konulardan biridir. Bu konuda temel ekollerde farklı görüşler olsa da bilginin kaynaklarının genel olarak vahiy, akıl ve duyu olduğu kabul edilir.38 İslam felsefesinde bilgi, insanın bütün bilişsel yetilerini kapsayan bir süreç içinde açıklanmıştır. Bu sürecin ilk aşamasını duyular oluşturur. Dış dünyaya ait veriler beş duyu aracılığıyla alınır. Ardından bu veriler, ortak duyu, hayal, vehim ve hafıza gibi içsel güçler tarafından işlenir. Bu aşamada elde edilen bilgiler henüz tikel düzeydedir ve maddi özelliklerden tam olarak soyutlanma- mıştır. Akıl ise bu verileri soyutlayarak kavramlara ve önermelere dönüştürür. Böylece duyularla başlayan bilgi süreci teorik aklın etkinliğiyle tümel ve soyut bilgiye ulaşır. Bununla birlikte İslam filozofları, vahyi de bilginin temel kaynaklarından biri olarak kabul etmişlerdir. Vahiy, özellikle insanın akıl ve duyularla ulaşamayacağı metafizik ve dinî hakikatler hakkında güvenilir bilgi sağlar. Akıl bu bilgiyi elde edebilmek için aşkın bir kaynakla ilişki kurmak zorundadır.
11. Sınıf Meb Yayınları İslam Felsefesi Ders Kitabı Sayfa 60 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.