11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 54
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 54
“11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 54 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 54
Varlık konusunda öne çıkan önemli yaklaşımlardan biri vahdetivücut düşüncesidir. Bu anlayış, evrendeki bütün varlıkları, Allah’ın (cc) isim ve sıfatlarının birer yansıması ve bu yansımaların dış âlemdeki tecellisi olarak kabul eder. Vahdetivücut düşüncesine göre gerçek varlık yalnızca Allah’tır (cc). Diğer tüm varlıklar O’nun farklı mertebelerdeki tecellilerinden ibarettir.14 Vahdetivücut kavramı, Muhyiddin İbnülarabi’nin düşüncelerini anlatmak üzere onun takipçileri tarafından kullanılmıştır. Bu anlayış, varlığı her şeyi kuşatan tek bir hakikat olarak görür. Ona göre gerçeğe sadece akıl yürüterek değil keşif, sezgi ve insanın sınırlılıklarından arınmasıyla da ulaşılabilir. Vahdetivücut, İslam filozoflarının ve kelamcıların varlık tanımlarından farklı olarak doğrudan “Tanrı’nın varlığım” metafiziğin konusu yapar. Bu görüşü savunanlar, filozofların “Bir’den bir çıkar.” ilkesine dayalı zorunlu nedensellik (sudur) anlayışını, Tanrı’nın iradesini kısıtladığı gerekçesiyle reddederler. Bunun yerine “vesileci bir tecelli” anlayışını koyarlar.15 Muhyiddin İbnülarabi’nin bu yaklaşımında varlık, çokluk gibi görünse de hakikatte birlikten ibarettir. İnsan, kendi varlığını kavradığında bu ilahi birliğin bir parçası olduğunu idrak eder. Bu nedenle hakikate ulaşmak sadece dış dünyayı değil insanın iç dünyasını da anlamaktan geçer. Böylece kul, varlığın özündeki birliği fark ederek Allah’a (cc) daha yakın bir bilinç düzeyine ulaşır.
İslam filozoflarının varlık konusu bağlamında tabiatı açıklarken kullandıkları kavramlardan biri de anasırıerbaadır. Arapçada “asıl, kök” anlamındaki “unsur” kelimesinin çoğulu16 olan “anasır” ile “dört” anlamındaki “erbaa” kelimelerinin birleşmesiyle oluşan bu kavram toprak, su, hava ve ateşi ifade eder. Anasırıerbaa düşüncesi, Yunan filozoflarının evrenin yapı taşını (ilk maddeyi) bulma arayışlarının sistemleştirilmiş hâlidir. Bu düşünceye göre evren ay üstü ve ay altı âlem olmak üzere ikiye ayrılır. Ay üstü âlem değişmez ve ebedîdir; esîr adı verilen, bozulmaya uğramayan tek bir unsurdan oluşur. Ay altı âlem ise oluş ve bozuluşun gerçekleştiği alandır. İbni Sina’ya göre evâil adı verilen ilk nitelikler (sıcaklık, soğukluk, kuruluk ve nemlilik) unsurları meydana getirir. Evrendeki değişim, oluş ve bozuluşlar bu unsurların birbirine dönüşmesiyle açıklanır. Ona göre bozulma eski bir suretin gitmesi, oluş ise ıi bir suretin verilmesidir.
İslam filozofları varlığı teorik ve düşünsel boyutunun yanı sıra estetik açıdan da ele almışlardır. Onlara göre estetik yalnızca duyusal bir nitelik değil varlığın yapısıyla ilişkili bir değerdir. Bu bağlamda güzelliğin en yüksek derecesi Tanrı’ya aittir. Farabi, Tanrı’yı cemal, beha ve ziynet kavramlarıyla niteleyerek O’nun güzelliğini varlığının mükemmelliğine dayandırmıştır. Bu güzellik zorunlu ve kendindendir. Diğer varlıklarda ise ancak eksik ve geçici surette bulunur. İbni Sina da Tanrı’yı “Mutlak Güzellik” olarak tanımlamış; güzelliği yetkinlik, iyilik ve akledilirlik ile ilişkilendirmiştir. Zorunlu varlık, eksiklikten tamamen arınmış, sırf iyi
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Meb Yayınları İslam Felsefesi Ders Kitabı Sayfa 54 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.