11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 30
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 30
“11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 30 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 30
Selçukluların yıkılışından sonra Bağdat, farklı siyasi güçlerin mücadele sahası hâline gelmiştir. Şehir 1258’de Moğol istilasıyla büyük bir yıkıma uğramış, İlmî ve kültürel canlılığını kaybetmiştir. Daha sonraki dönemlerde ise bölge sırasıyla Safevilerin ve OsmanlI Devleti’nin hâkimiyetine girmiştir.
İslam coğrafyasının doğusunda yer alan bu bölgeler, tarih boyunca kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır Hz. Ömer Dönemi’nde yapılan Nihavend Savaşı (642) Sasani İmparatorluğumun çöküşünü hızlandırmış,58 böylece Müslümanlar İran içlerine doğru ilerleyerek Türkistan sınırlarına ulaşmışlardır. Bu gelişmenin ardından İslam orduları Horasan, Azerbaycan ve Fars bölgelerine yönelik fetih hareketlerini sürdürmüşlerdir.59
İran, Azerbaycan ve Horasan bölgelerindeki fetihler neticesinde Müslümanlarla bölge halkları arasında kültürel etkileşim başlamıştır (Görsel 1.6). Özellikle Abbasiler Dönemi’nde İranlIlar devlet yönetiminde etkin rol oynarken Halife Mutasım Dönemi’nden itibaren Türkler askerî ve idari kadrolarda görev almıştır.60 Sasaniler Dönemi’nin önemli bir ilim merkezi olan Cündişapur, Abbasiler Dönemi’nde de önemini korumuş ve özellikle tıp alanındaki çalışmalarıyla öne çıkmıştır.61 Ayrıca Farsçadan Arapçaya yapılan çeviriler İran bölgesindeki İlmî ve kültürel mirasın İslam dünyasına aktarılmasına imkân sağlamıştır. Zamanla İran, Azerbaycan ve Horasan bölgeleri Farsça, Arapça ve Türkçenin bir arada kullanıldığı zengin bir ilim ve kültür havzasına dönüşmüştür. Örneğin Buhara’da doğan İbni Sina, İsfahan ve Hemedan gibi şehirlerde İlmî çalışmalar yürütmüştür.62 Bölgede fıkıh, tefsir, hadis gibi dinî ilimlerle birlikte felsefe, tıp, matematik, edebiyat gibi alanlarda da çalışmalar yapılmıştır.
Selçuklular Dönemi’nde Vezir Nizamülmülk tarafından kurulan Nizamiye Medreseleri, bu bölgelerde ilim geleneğinin kurumsallaşmasını sağlamıştır.64 Türklerin de yoğun bir şekilde yaşadığı Tebriz, Nişabur, İsfahan, Rey, Merv, Tus gibi şehirler İlmî ve kültürel faaliyetlerin yoğunlaştığı merkezler olmuştur.66 Selçuklulara uzun yıllar başkentlik yapan Merv’deki İlmî çalışmalar dönemin düşünce dünyasına yön vermiştir.66 Horasan bölgesi tasavvufi düşüncenin gelişiminde de önemli rol oynamıştır.67 Zamanla farklı siyasal ve sosyolojik gelişmelerle İran bölgesinde Şia geleneği kurumsallaşmıştır. Bu süreçte Kum ve Meşhed gibi şehirler İlmî ve kültürel faaliyetlerin yoğunlaştığı merkezler olmuştur.68
Maveraünnehir
Ceyhun ile Seyhun nehirleri arasındaki geniş coğrafya, “nehir ötesi” anlamına gelen Maveraünnehir adıyla anılmıştır. Bu isim, bölgenin coğrafi kimliğini ifade ederken aynı zamanda yüzyıllar boyunca ilim ve kültür hayatında oynadığı merkezî rolü de hatırlatmaktadır. Emeviler Dönemi’nde İslamlaşmaya başlayan bu bölge, Türklerin İslamiyet’i kabul sürecinde önemli rol oynamıştır. Maveraünnehir; medreseleri, kütüphaneleri ve âlimleriyle İslam dünyasının
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Meb Yayınları İslam Felsefesi Ders Kitabı Sayfa 30 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.