11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 18

“11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 18 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 18

Felsefe ile din muhteva itibarıyla benzer olmakla birlikte dil, üslup ve yöntem bakımından farklılık gösterir. Felsefe burhan metodunu kullanırken din, genel kitleleri harekete geçirmek için ikna (retorik) metoduna başvurur. Eğer bir din burhan ile açıklanabiliyorsa o din, erdemli (fazıl) nitelik kazanır. Din, bireylerin ve toplumun düzenini sağlamak için gereklidir. Felsefe ise bu düzenin teorik temelini oluşturur. Başka bir deyişle din, felsefenin ilkelerini yerel ve pratik düzeyde uygulanabilir hâle getirir.

Din hakikati vahiy yoluyla bildirirken felsefe aynı hakikati akıl yoluyla kavrar; bu iki alan hakikate farklı yöntemlerle ulaşır. Bu anlayışa göre gerçek din, felsefenin kavradığı evrensel hakikati temsil eder. Ancak vahye dayalı din kötü yorumlanıp burhani bir topluma aktarılırsa felse- fe-din çatışması ortaya çıkar. Buna karşılık bir toplum erdemli yapıya kavuştuğunda din, felsefeyi harekete geçiren ve destekleyen bir unsur hâline gelir. Peygamber, el-Medinetü’l-Fazıla başkanı konumundadır. Hakikati hem teorik hem de pratik düzeyde uygular.22

Felsefe ile din, akıl ile vahiy birbirine zıt değildir; tam tersine uyum içerisindedir. Din, hakikati vahiy yoluyla alır; bunu sembolik dil ve mecazlar aracılığıyla geniş kitlelere aktarır. Toplumsal düzeni sağlamak için gerekli ilkeleri ortaya koyar. Bu yönüyle din, birey ve toplumun düzeni için zorunludur. Felsefe ise akıl yürütme, mantık ve burhan metoduyla hakikate ulaşır, onu temellendirir, açıklar. Din, koyduğu ilkeler ve yasalarla felsefeye yol gösterir. Felsefe de dinin bildirdiklerini anlamaya ve açıklamaya çalışır. Tanrı, peygamberler aracılığıyla insanlara yol gösterirken yasaları anlama ve açıklama görevini burhan vb. yollarla filozoflara vermiştir. Tanrı, ilahi inayetinin gereği olarak vahiy yoluyla ilke ve yasaları bildirirken, yarattığı varlıklar âlemini de insanın tefekkür edeceği bir bilgi kaynağı kılmıştır. İnsan, bu bilgileri zihinsel faaliyetler ve ahlaki davranışlar vasıtasıyla eyleme dökerek yetkinleşir; böylece Tanrı’ya yaklaşarak ebedî mutluluğa ulaşır. İnsanların bir arada yaşayabilmeleri için onları yönlendirecek bir yasa koyucuya ihtiyaç vardır. Bu yasa koyucu Yüce Allah'tır; peygamberler ise Allah’tan (cc) vahiy alan ve bu vahiyleri insanlara tebliğ ederek toplum hayatında uygulanmasını sağlayan elçilerdir. Toplum içinden bir kişi ilahi inayetle peygamber olarak görevlendirilmiş, ona bireysel ve toplumsal hayatı düzenleme yönünde gerekli bilgi verilmiştir. Peygamberlik, toplumun düzeni ve bireyin yetkinleşmesi için ilahi inayetin vazgeçilmez şartıdır.

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Meb Yayınları İslam Felsefesi Ders Kitabı Sayfa 18 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.