11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 131

“11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 131 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 131

doğrultuda tasavvuf! düşünceyle desteklenen bir bilim anlayışı ortaya koymuş ve doğru bilginin mümkün olduğunu savunmuştur. Bilimleri fiziki ve metafizik yönleriyle sınıflandırarak Batı merkezli bilgi anlayışının etkisini sınırlandırmayı hedeflemiştir. Bilginin Batılılaştırmaktan arındırılması (İslamileştirme düşüncesi) olarak ortaya çıkan bu çaba, modern bilim anlayışının eğitim kurumlarında ve toplumsal-siyasal alanlarda yol açtığı bilgi tahribatını gidermeyi amaçlamaktadır. Attas’a göre bilgi, onu üreten kültürün dinî ve felsefi dünya görüşünü taşır. Bu nedenle o, tevhit merkezli bir dünya görüşünü merkeze alarak seküler düşüncenin dil ve mantık üzerindeki hâkimiyetini sınırlamayı amaçlamıştır.

ABD’de fizik eğitimi aldıktan sonra Harvard Üniversitesinde bilim tarihi alanında doktora yapmıştır. Felsefe ile bilimin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini savunarak İslam bilim insanlarının bilim tarihine katkılarını ortaya koymuştur. Seyyid Hüseyin Nasr’ın bilgi anlayışı vahiy ve ezelî [ hikmet anlayışına dayanır. İnsan, vahiyle öğretilen din olmadan Allah’a (cc) kendi aklıyla ulaşamaz. Ona göre gerçek bilgi yalnızca akıl ve deneyden I değil vahiyden ve bütün dinlerde ortak olan değişmez hakikatten beslenir. | Bu nedenle gelenek, dinî metinlerin yanı sıra bilim, sanat, düşünce gibi i alanlarda vahyin yansımalarını kapsayan bütüncül bir yapıyı ifade eder. | Nasr’a göre bu bütünlük, metafizik bir bilgi zeminine dayanır ve ilahi din- [ lerin özünde değişmez bir hakikat bulunur. O, Müslüman bilim insanı için bilimin kutsal bir uğraşı olduğunu vurgular. Buna karşılık modern bilim I anlayışının rasyonalizm ve bireycilik temelinde geliştiğini, bu yönüyle dinle | hatta insanın metafizik boyutuyla bağını kopardığını ileri sürer. Ona göre | modern bilimi geleneksel bilimden ayıran en belirgin fark, onun kutsal [ olmayan bir karakter taşımasıdır. Batılı bilim anlayışında bir bilim insanı mistik, deist ya da teist inançlara sahip olsa da bilimse! faaliyetini yürü- | türken bu inançları metodolojik olarak dışlamak zorundadır. Nasr’a göre | modern bilimsel yaklaşımların dayandığı ilkeler dikkatli bir şekilde tespit edilmeli ve eleştiriye tabi tutulmalıdır. Bu eleştiri sayesinde geleneksel | bilimlerin dayandığı metafizik temeller yeniden görünür hâle gelecek, bilgi I ile kutsal arasındaki bağ yeniden kurulabilecektir. Nasr, İslam düşünce [ geleneklerinde filozofların ardından başlayan telif ve şerh geleneğini de | sürdürmüştür. Ayrıca çevre sorunlarını ele almış ve bunu manevi bir kriz [ olarak temellendirmiştir. Seyyid Hüseyin Nasr’a göre İslam felsefesi, diğer İslami ilimler gibi Kur’an ve hadisişeriflere dayanır. Ona göre bu felsefe yalnızca Müslüman düşünürler tarafından ortaya konduğu için değil aynı zamanda ilkelerini, ilhamını ve ele aldığı meselelerin büyük kısmını İslam vahyinden aldığı için de İslami felsefedir. İslam felsefesinin yaklaşık on iki asırlık tarihi üzerine yapılacak kapsamlı bir araştırma, bu büyük düşünce geleneğinin oluşumunda, sistemleşmesinde ve temel meselelerinin şekillenmesinde Kur’an ve hadisişeriflerin oynadığı merkezi rolü açık biçimde ortaya koyacaktır.

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Meb Yayınları İslam Felsefesi Ders Kitabı Sayfa 131 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.