11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 128

“11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 128 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 128

Düşüncesinin merkezine “benlik” kavramını yerleştirerek insanı özgür bir varlık olarak görmüştür.67 Ona göre benlik; ego ya da kişilik anlamına gelir. Ezilen, sömürülen, kimliği ve şahsiyeti yok edilen insanın yeniden dirilişi, kimliğini ve kişiliğini kazanmasıyla mümkündür. Bu nedenle İkbal’in düşüncesindeki temel hedef, birey ve toplumun kimlik ve şahsiyetini yeniden kazanmasıdır. Ona göre şahsiyetini kaybeden milletlerin dinlerini, ahlaklarını ve hatta topraklarını korumaları da mümkün değildir.68 İkbal’e göre İslam, insanı yalnızca bedene veya ruha indirgemez, onu maddi ve manevi boyutlarıyla bir bütün olarak kabul eder. İnsan, aklıyla içinde yaşadığı evreni kavrarken metafizik âleme aşk yoluyla ulaşma eğilimindedir. İkbal, her insanı bağımsız kimliğe sahip bir “ben” olarak görmüş ve benliğin güçlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. Ona göre insan edilgen bir varlık değil sürekli gelişen, irade sahibi ve sorumluluk taşıyan aktif bir özne konumundadır. Kur'an’ın tarif ettiği mümin de aktif bir kişiliğe sahiptir ancak ilk Müslüman nesillerde açık şekilde görülen bu dinamizm zamanla zayıflamıştır. Dinî tecrübeyi insan varlığının temel unsurlarından biri olarak kabul eden İkbal, bu tecrübenin bilgi alanı içinde yer aldığını ve akılla anlaşılabileceğini savunmuştur. İkbal, İslam hukukunu ve onun temel ilkelerini de eleştirel bir bakışla değerlendirerek Kur’an ve sünnetin yeni ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden yorumlanması gerektiğini savunmuştur. İçtihat faaliyetinin yeniden etkin hâle getirilmesini, İslam düşüncesine ve dinî hayata canlılık kazandırmanın temel şartı olarak görmüştür.69 İslam düşüncesinin yenilenmesi ve Müslüman toplumların yeniden güçlü ve üretken hâle gelmesi için İslam dünyasına çağrıda bulunmuştur.

NURETTİN TOPÇU

Fransa’da üniversite öğrenimini ve İsyan Ahlakı isimli teziyle doktora çalışmasını tamamlamıştır. Fransız metafizikçisi Maurice Blondel’in (Moris Bolondel) kendisine “Şark’ta felsefe olmaz, burada kal.” önerisine rağmen Türkiye’ye dönmüş ve Galatasaray Lisesinde felsefe öğretmeni olarak görev yapmıştır.70 Cumhuriyet Dönemi Türk düşünürleri arasında ahlak üzerine en çok yazan isimlerden biridir. Ahlak felsefecisi ve fikir insanı olarak düşüncelerini Anadolu coğrafyası ile Selçuklu ve Osmanlı Dönemi tarih ve kültürü üzerine temellendirmiş, bu zemin üzerinden İslam’a ve özellikle tasavvufa yönelmiştir. Felsefesini “hareket” ve “isyan ahlakı” kavramları üzerine kurarak bireyin özgür iradesini ve sorumluluğunu vurgulamıştır. Nurettin Topçu’nun fikrî gelişiminde Fransa’da aldığı eğitimin ve özellikle Maurice Blondel’in hareket felsefesinin belirleyici bir etkisi olmuştur. Sorbonne (Sorbon) Üniversitesinde hazırladığı doktora tezinde geliştirdiği isyan ahlakı fikri bu etkiler çerçevesinde şekillenmiştir. Topçu’ya göre isyan kuralsız bir başkaldırı değil insanın hakikate ve mutlak iyiye yönelmesini sağlayan ahlaki bir direniştir. İç ve dış mücadelelerle gelişen bu eylem, mutlak itaatin karşısında yer alarak bireye özgürlük ve kişilik kazandıran bir ahlaki bilince dayanır. Bu doğrultuda isyan; bireyin kendi nefsine, haksızlığa ve ahlaki yozlaşmaya karşı sergilediği bilinçli bir karşı duruşudur. Bu yaklaşım, bireyin içsel özgürlüğünü toplumsal sorumlulukla birleştiren özgün bir ahlak anlayışı ortaya koyar. Topçu, geliştirdiği bu ahlak anlayışıyla determinist

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Meb Yayınları İslam Felsefesi Ders Kitabı Sayfa 128 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.