11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 118

“11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 118 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 118

Fatih Sultan Mehmed’in emriyle Hocazade ile Alaaddin Ali Tusi arasında düzenlenen felsefi tartışmalarda Hocazade’nin çalışması büyük takdir görmüş ve sonraki dönem âlimleri için önemli bir başvuru kaynağı hâline gelmiştir. Osmanlı tehafüt geleneğinin en dikkat çekici adımlarından biri de bu kaynak eser üzerine yazılan Haşiye alâ Tehâfüti’l-Felâsife li-Hocazâde adlı çalışmadır. Kemalpaşazade bu eserinde yalnızca Hocazade’nin görüşlerini açıklamakla yetinmemiş; Tusi’nin adlı çalışmasına da atıflar yaparak iki düşünürü karşılaştırmıştır. Hocazade’nin ele aldığı yirmi iki meselenin ilk on beşine haşiye yazan Kemalpaşazade, özellikle ilahiyat meseleleri üzerinde durmuş; doğa bilimlerine dair tartışmalara ise girmemiştir. Tanrı’nın niteliği tartışmasında filozofların görüşlerinin inanca aykırı olmadığını savunmuştur. Âlemin ezelîliği ve ebedîliği konularını incelemiş; âlemin sonlu olmasını Tanrı'nın iradesine bağlamıştır. “Birden ancak bir çıkar.” ilkesini ve varlığın sudur sürecini tartışmıştır. Tanrı’nın birliği, sıfatları, tümel ve tikel varlıkları bilip bilmediği tartışmalarını da analiz etmiştir. Kemalpaşazade yalnızca bir yorumcu değil aynı zamanda özgün analizler geliştiren bir düşünürdür. Varlık-mahiyet, ruh-beden, akıl gibi konularda bağımsız eserler de yazmıştır. Eserlerinde Aristoteles yöntemini benimsemiş; bir konuyu ele alırken önce biçimsel olarak incelemiş, terimleri analiz etmiş, ardından içerik tartışmasına geçmiştir. Taklitçilikten uzak, rasyonel ve eleştirel bir yöntem izleyerek döneminde durağanlaşan düşünce hayatına canlılık kazandırmıştır. Kemalpaşazade yaptığı çalışmalarla Osmanlı düşünce geleneğinde felsefeye yönelik eleştirel ve üretken yaklaşımın önemli bir örneğini ortaya koymuştur.

5. Etkinlik

Adı AçıklayalımAmaç Osmanlı Dönemi İslam felsefesinin genel karakterindeki dönüşümün ortaya çıkış sebeplerini açıklayabilme

Soru: Uygulama adımlarını takip ederek etkinliği gerçekleştiriniz.

Osmanlı düşünce dünyası, klasik döneminde büyük ölçüde kendi içine kapalı, tutarlı ve mükemmeliyetçi bir estetik imar kaygısıyla şekillenmiştir. Osmanlı düşünürleri düzenli ve uyumlu eserler ortaya koymaya gayret etmiş; bu süreçte dışarısı, kozmosun (düzenin) dışı, dolayısıyla kaos olarak anlaşılmıştır. Ancak duraklama dönemiyle birlikte dış dünyanın, özellikle Avrupa’daki bilimsel ve hukuki değişimlerin fark edilmesi, bu içe dönük yapının sarsılmasına ve “bilincin kendi içinde bölünmesi” denilen tarihsel bir kırılmaya neden olmuştur. Artık dışarısı bir karmaşa değil hiyerarşik ve dikey örgütlenmiş klasik dünya görüşünün karşısında eski ve yeni şeklinde yatay ve tarihsel olarak konumlanan bir gerçeklik hâlini almıştır. Bu bölünmüş bilinç, ilk aşamada nostaljik bir yaklaşımla klasik kurallara (kanun-i kadim) dönüşü savunsa da zamanla yerini İbrahim Müteferrika gibi isimlerin öncülüğünde, Batı’yla mukayeseli bir perspektife ve “nizam-ı cedit” gibi yeni bir düşünme tarzına bırakmıştır.Askerî yenilgiler ve toprak kayıpları, klasik döneminin “sabit mekân” algısını yıkarak Osmanlı düşünürlerini derin bir belirsizlik ve kaos sorunuyla yüzleşmek zorunda bırakmıştır. Çöküş dönemine

  • Cevap:

11. Sınıf Meb Yayınları İslam Felsefesi Ders Kitabı Sayfa 118 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.