11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 117

“11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 117 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 117

etrafında canlı bir entelektüel ortam oluşturmak istemiştir. Bu amaçla Hocazade Muslihuddin Efendi ve Ali Tusi’ye tehafüt türünde eserler yazdırmıştır. Bu eserler arasında Hocazade Muslihuddin Efendi’nin Tehâfütü’l-Felâsife adlı eseri ulema tarafından benimsenmiş ve bu alandaki en kapsamlı çalışmalardan biri kabul edilmiştir. Zamanla tehafüt yazıcılığı OsmanlI düşüncesinde bir gelenek hâline gelmiş, Kemalpaşazade de Hocazade’nin eseri üzerine yazdığı şerhle bu geleneği sürdürmüştür. Böylece Osmanlı düşüncesinde farklı isimlerin katkılarıyla tehafüt geleneğini canlı tutan bir entelektüel ortam oluşmuş ve bu gelenek uzun süre devam etmiştir.43 Tehafüt yere serilme, şiddetli arzu ve heves ile bir şeyin üzerine düşmek ve atılmak, arka arkaya bir şeyin üzerine düşmek, çarpmak anlamlarına gelir. Tehâfütü’l-Felâsife'öek\ “tehafüt” kavramı, filozofların tutarlı bir temele dayanmayan düşüncelerini ifade etmek üzere “tutarsızlık” anlamında kullanılmıştır.44 Terim olarak ise bir düşünce sisteminin kendi iç dinamikleriyle genel ilkeleri arasındaki çelişkileri ve metodolojik uyumsuzlukları eleştirel bir yaklaşımla ortaya koymayı ifade eder.

Tehafüt geleneğine ait metinler yalnızca felsefi içerikleriyle değil yazıldıkları dönemin entelektüel tartışma ortamını yansıtmaları bakımından da önem taşır. Bu eserler, inanç ve düşünce alanında birlik arayışını güçlendirmiş, İslam düşünce hayatında hareketlilik ve tartışma zenginliği oluşturmuştur. Tehafüt geleneği, felsefe, kelam ve tasavvuf alanlarında eleştirel bir etkileşim alanı oluşturmuş; bu disiplinler arasında kısmi bir sentezin ve yeni düşünsel açılımların ortaya çıkmasına imkân sağlamıştır.45 Osmanlı düşüncesinde ise farklı fikirlerin tartışılmasına imkân veren bir ortam oluşmuş, tehafüt geleneği bu tartışmaları sistemli bir çerçeveye taşıyarak felsefi düşüncenin belirli dönemlerde daha derinlikli ve yoğun bir seviyeye ulaşmasını sağlamıştır.46 Bu entelektüel zemin, Osmanlı Dönemi’nde tehafüt tartışmalarının yeniden canlanmasını ve özellikle Hocazade Muslihuddin Efendi gibi düşünürler tarafından sürdürülmesini sağlamıştır.

Tehâfütü’l-Felâsife adlı eseriyle OsmanlIda tehafüt geleneğinin yeniden canlanmasını sağlamıştır. Hocazade Muslihuddin Efendi’nin bu eseri, İslam dünyasındaki tehafüt tartışmalarının en kapsamlı ve etkili örneklerinden biridir. Gazali’nin yirmi meselelik eleştirilerini yirmi ikiye çıkarmış ancak içerikte büyük oranda onun değindiği konulara bağlı kalmıştır. Bununla birlikte meselelere peşin hükümle yaklaşmamış; felsefe ve kelamın iç içe geçtiği sonraki dönemin bir temsilcisi olarak görüşleri özgürce tartışmıştır. Hocazade, eserinde tarafsız kalacağını söylemiş, Gazali’yi eleştirmekten çekinmemiştir. Yöntem olarak hulfi kıyası (karma kıyas) kullanmıştır. Bu yöntemde meseleler önce “tez” ve “antitez” olarak ikiye ayrılmış, ardından bütün ihtimaller tek tek tartışılmıştır. Hocazade “âlemin kıdemi”, “Tanrı’nın bilgisi” ve “cismani haşr” konularında Gazali’ye katılmadığını belirtmiş; filozofların bu konulardaki kanıtlarının kesin olmadığını ve meselelerin başka ihtimallere de açık olduğunu savunmuştur.

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Meb Yayınları İslam Felsefesi Ders Kitabı Sayfa 117 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.