11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 113
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 113
“11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 113 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 113
Osmanlı Dönemi’nin ilim, kültür ve düşünce hayatı, Selçuklu ve Beylikler Dönemi’nin oluşturduğu altyapı üzerine inşa edilmiştir. Ayrıca İslam coğrafyasına tahsil amacıyla giderek eğitimlerini tamamlayan ve ardından Osmanlı topraklarına dönen âlimler ile farklı bölgelerden gelen ilim adamları bu birikimin zenginleşmesinde önemli rol oynamıştır.25 Bu yönüyle Osmanlı düşüncesi kendinden önceki ilim geleneklerinin tabii bir devamı olmuştur. Osmanlı düşüncesinde “ilim” kavramı kuşatıcı bir anlamda kullanılmış; kelam, fıkıh gibi dinî ilimlerin yanı sıra beşerî ilimleri de kapsayacak şekilde geniş bir alanı ifade etmiştir.26 Bu durum, Osmanlı düşünür tipinin âlim, filozof, kelamcı, fa- kih, mutasavvıf, müderris gibi farklı kimlikleri bir arada taşıyan çok yönlü bir karaktere sahip olduğunu göstermektedir. Osmanlı düşüncesi, yalnızca medrese âlimlerinin ürettiği fikirlerle sınırlı kalmamış; medrese dışındaki âlimler, şairler, musikişinaslar, sanatkârlar, mühendisler ve farklı meslek gruplarının ortaya koyduğu düşünsel birikimi de kapsamıştır.27 Böylece felsefi düşünce, bilim, din, edebiyat, sanat ve teknikle etkileşim içinde gelişerek dinamik bir karakter kazanmıştır.28
Osmanlı Dönemi nde sistemli ve tutarlı düşünmeyi teşvik etmek amacıyla medreselerde mantık ve felsefe derslerine yer verilmiştir. Fatih Sultan Mehmed, Sahn-ı Seman medreselerinin eğitim programlarıyla yakından ilgilenmiş; derslerin ve okutulacak eserlerin seçiminde titiz davranarak bu alandaki çalışmaları desteklemiştir.29Osmanlı düşüncesinin oluşum döneminde felsefe, kelam ve tasavvuf olmak üzere üç disiplin ön plana çıkmıştır. Bu alanların her birinde yetkinleşen düşünürler,
klasik âlim tipine uygun olarak fıkıh, dil bilimi, mantık ve matematikle meşgul olmuşlardır.30 Osmanlı dönemi düşünürlerinden ve aynı zamanda OsmanlInın ilk başmüderrisi olan Davud Kayseri, dönemin İlmî yönelimlerinin şekillenmesinde etkili olmuştur. Türklerin yerel İlmî teşkilatlanmasını önce Şam-Kahire, sonrasında İran-Türkistan bölgelerindeki ilmî/kültürel havzayla birleştirmiş, böylece çok katmanlı bir İlmî anlayışın oluşmasına katkı sağlamıştır. Aynı zamanda naklî ilimlere olan hâkimiyeti, onun düşünce sistemini daha bütüncül bir çerçeveye taşımıştır. Davud Kayseri, medrese eğitiminde edindiği birikimi tasavvufi düşünceyle birlikte ele almış; bu iki alanı medrese diliyle yeniden yorumlayarak teorik tasavvufun gelişiminde yeni açılımlar ortaya koymuştur. Akli ve naklî ilimleri tasavvufun açıklanmasında birer araç olarak kullanması, onun düşünce sistemini özgün kılmış; müderrislik görevi sayesinde bu yaklaşımı Osmanlı ilim çevrelerinde uzun süre etkili olmuştur.31Osmanlı düşüncesinin İslam felsefesindeki farklı eğilimleri bir araya getirmesi bu dönemdeki İslam felsefesi çalışmalarının genel karakterini belirlemiştir. Bu bağlamda Osmanlı düşünürleri; Farabi, İbni Sina, Gazali, Fahreddin Razi, Sühreverdi gibi birçok filozofun görüşlerinden etkilenmiştir. Gazali sonrası
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Meb Yayınları İslam Felsefesi Ders Kitabı Sayfa 113 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.