11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 109
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 109
“11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 109 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 109
İslam düşünce dünyasında öne çıkan önemli düşünürlerden biridir. İbni Haldun, Tunus’ta doğduğu için Tunisi, aslen Yemen’in Hadramut bölgesinden olduğu için Hadrami, hayatının çoğunu Kuzey Afrika’da geçirdiği için Mağribi olarak bilinmektedir.16 İbni Haldun’un düşünce sisteminin merkezinde, toplumsal hayatı açıklamak için kullandığı ümran kavramı yer almaktadır. Ümran sözlükte bayındırlık, mamurluk, medeniyet, ilerleme anlamlarına gelmektedir.17 Terim olarak ise evren içinde yaşayan insan toplumunu, ona ait olan doğal hâlleri ve bu hâllerin sonucunda ortaya çıkan tarih ve tarihin hakikatini konu edinen ilim dalıdır. Bu ilmin amacı, insanı geçmişteki olayları taklit etmekten kurtarmak ve ona hem geçmiş hem de geleceğe dair daha bilinçli bir bakış açısı kazandırmaktır. Böylelikle tarih yalnızca geçmişin aktarımı olmaktan çıkarak geleceği anlamlandırmaya imkân veren bir bilgi alanına dönüşür. Bu nedenle İbni Haldun, sürekli oluş ve bozuluş hâlindeki toplumsal evrende kalıcı yasaları tespit etmeyi ve değişimin dayandığı esasları ortaya koymayı amaçlamıştır. Ona göre evrendeki her şey bir oluş süreci içindedir ve belirli bir amaca yönelmiştir. Amacını gerçekleştiren her varlık, varoluş sebebini tamamlamış olur ve onun yerini yeni amaçlar taşıyan başka varlıklar alır. İbni Haldun’a göre varlığın bu geçici ve değişken yapısı karşısında mutlak, değişmez ve ebedî olan tek varlık Allah’tır (cc). İnsan da bu düzen içinde yalnızca bireysel bir varlık olarak kalmaz; temel ihtiyaçlarını karşılama çabasıyla diğer insanlarla bir araya gelerek toplumsallaşır, dayanışma ruhu sayesinde güç kazanır (asabiyet) ve bu güç zamanla devlet otoritesini oluşturan egemenlik gücüne (mülke) dönüşür.18
İbni Haldun’a göre tarihin hakikatini ortaya koymak büyük önem taşır. Tarih yalnızca olayları aktarmakla kalmamalı, bu olayların nedenlerini ve ortaya çıkış şartlarını da açıklamalıdır. Bu bağlamda tarih; insan ürünü olan eserleri, gıda üretimini ve sanatların doğuşunu da konu edinir. Ona göre tarih, insanın bütün yapıp ettiklerini konu edinen bir alandır. Ayrıca tarih bilimi, farklı zaman ve mekânlarda görülen olayları genel ilkeler çerçevesinde ele almalıdır. Bu yönüyle tarih, insan ve toplumdaki değişimlere bağlı olarak şekillenen dinamik bir yapıya sahiptir.19 İbni Haldun’un düşünce sisteminde tarih, insan ve toplum anlayışıyla yakından ilişkilidir. Ona göre insan, içinde yaşadığı toplumun bir yansımasıdır. İnsanın doğuştan getirdiği bazı özellikleri dışında bilgi ve ahlak bakımından belirlenmiş bir doğası yoktur. O, yetilerini yaşadığı toplum içinde kazanır. Bu nedenle insanın toplumsal bir varlık olması varoluşunun önemli bir parçasıdır.20 İbni Haldun, insanı doğası gereği toplumsal bir varlık olarak tanımlar. İnsan, temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek yeteneklere sahip olsa da toplumsal ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaz. Örneğin buğday ekimi gibi basit görünen bir süreç bile birden fazla kişinin iş birliğini gerektirir.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Meb Yayınları İslam Felsefesi Ders Kitabı Sayfa 109 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.