11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 108

“11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 108 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 108

Endülüs İslam felsefe geleneğinin öne çıkan isimlerinden biridir. Kendisinden önceki filozofların eserlerini incelemiş ve bu birikimi geliştirerek felsefeyi daha düzenli bir yapıya kavuşturmuştur. Aristoteles’in eserleri üzerine yazdığı açıklama ve yorumlar onu şerh geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri hâline getirmiştir. Bu nedenle İslam dünyasında “Şarih”, Latinler arasında ise “Commentator (Kamenteytır)” ünvanıyla tanınmıştır.11

İbni Rüşd mantık, felsefe-din ilişkisi, bilgi, ahlak gibi konularla ilgilenmiştir. Aristoteles’in mantık külliyatı üzerine açıklama ve değerlendirmelerde bulunmuştur. Kendisinden önce mantık alanında yazılmış eserleri ve şerhleri inceleyerek kendine özgü bir yöntem benimsemiştir. Farabi gibi o da dil ile düşünce arasındaki ilişkiyi ele almış; düşüncenin evrensel, dilin ise kültürel ve bölgesel farklılıklar taşıdığını ifade etmiştir. Örneğin Grekçe ve Arapça cümle yapılarındaki farklılıkları göstermiş, lafız ile mana arasındaki karışıklığı önlemek amacıyla sembollerin kullanılmasını önermiştir. Bu yöntemin öğretim süreci açısından daha yararlı ve kolay olacağını vurgulamıştır.12

İbni Rüşd, felsefe ve din arasındaki ilişkiyi ele alırken ortaya koyduğu yöntemle İslam düşüncesinin bu alandaki en başarılı temsilcilerinden biri olmuştur. Onun bu konudaki görüşleri, kendisinden önceki felsefi birikimin bir devamı niteliğinde olup kendisinden sonraki düşünce geleneğini de etkilemiştir. İbni Rüşd’e göre dinin öğretileri ile aklın verileri arasında çelişki yoktur, aksine bunlar birbirini destekleyen iki hakikattir. Bu anlayıştan hareketle o hem vahyin hem de aklın kaynağının Tanrı olduğu fikrini savunmuştur. Dolayısıyla duyuları ve aklı bilgi kaynağı olarak kabul eden felsefe, din ile birlikte hareket etmektedir. Ona göre felsefe, bütün varlığı inceleyerek onu anlama çabasındadır. Bu çaba, insanı kendini var edene götürür. İbni Rüşd’e göre varlıklarla ilgili bilgi arttıkça Tanrı’yla ilgili bilgi de artar. Ayrıca İbni Rüşd, felsefe-din ilişkisini ele alırken evrenin ve içindeki varlıkların Tanrı’nın varlığına birer delil olduğunu da ortaya koymuştur. Ona göre evrendeki bütün varlıklar, güzellikler, düzen ve uyum Tanrı’nın varlığını gösteren delillerdir.13

İbni Rüşd’e göre bilgi, varlıkların düzenini ve onlar arasındaki sebep-so- nuç ilişkisini anlamaktır. Bilgi bir süreç içinde oluşur ve bu sürecin her aşamasında sebep-sonuç ilişkisi önemlidir. Şartlar değişmediği sürece aynı sebep aynı sonucu doğurur. Bu süreç sayesinde varlıkların mahiyeti anlaşılır, ait oldukları kategoriler belirlenir ve doğru bilgiye ulaşmak mümkün olur. Böylece aklın bilgi üretme gücü ortaya çıkar. İbni Rüşd’e göre insanın aklı, bilgi üretme sürecinde dört farklı aşamadan geçer. Bunlar heyûlânî akıl, meleke hâlindeki akıl, müktesep akıl ve faal akıldır.14İbni Rüşd, Gazali’nin Tehâfütü’l-Felâsife adlı eserinde gerçekleştirmek istediği amaca ve izlediği yönteme eleştiri olarak Tehâfütü Tehâfüti’l-Felâsife eserini yazmıştır. Bu eseriyle İslam felsefesinde tehafüt geleneğinin öncüsü olmuştur.15

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Meb Yayınları İslam Felsefesi Ders Kitabı Sayfa 108 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.