11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 107
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 107
“11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 107 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf İslam Felsefesi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 107
Endülüs’te İslam felsefesinin gelişim sürecinde öne çıkan filozoflar arasında olup felsefi düşünceyi sistemleştirmeyi amaçlamıştır. Özellikle Aristoteles’in eserleri üzerine birçok kitap, risale ve şerh yazmıştır. Şerh, bir ilim dalında meşhur olmuş eserlerdeki kapalılıkların açıklanması, eksik noktaların tamamlanması ve gerektiğinde eleştirilmesi yoluyla metnin daha anlaşılır hâle getirilmesini sağlayan bir eser türüdür.6 Bu yönüyle yalnızca açıklama değil aynı zamanda eleştirel bir değerlendirme niteliği de taşır. Şerh, İslam düşünce geleneğinde klasik metinlerin anlaşılmasını kolaylaştıran önemli bir yöntem olarak kullanılmıştır. İbni Bacce, şerh geleneğini sürdürmüş; insan ve mutluluk, ahlak ve siyaset ile bilgi meseleleri üzerine yoğunlaşarak İslam felsefesine önemli katkılar sunmuştur.7
İbni Bacce, insanı evrenin küçük bir modeli olarak tanımlamıştır. Ona göre insan, hayvani (özel ruhani) ve akli (genel ruhani) olmak üzere iki yönlü bir yapıya sahiptir. Hayvani yön, insanın duyusal ve doğal yaşamla ilgili özelliklerini; akli yön ise düşünme ve kavrama yetisini ifade eder. Bu iki yön sayesinde insan, evrendeki farklı varlık düzeylerinin özelliklerini kendi içinde taşır. Ancak insanın temel özelliği akıl sahibi olmasıdır ve bu yönüyle insan diğer varlıklardan üstündür. İbni Bacce’nin insan için “özel ruhani” olarak nitelendirdiği özellik, onun yaşamına dayalı duygusal hayatını ifade etmektedir. Duygusal hayat insanın hayvani yönüyle ilgilidir, akıl dışıdır ve daha çok insanın fıtratı tarafından belirlenir. Buna karşılık “genel ruhani” ise insanın akli yönünü ifade eder. İbni Bacce’ye göre insanın gerçekliği akli yönünde ortaya çıkar. Bu nedenle insanın mutluluğu aklını geliştirip yetkinleştirmesi ve dünyanın geçiciliğini kavramasıyla mümkündür. İnsan, aklını olgunlaştırdıkça Allah’a (cc) yaklaşır ve bu süreçte gerçek mutluluğa ulaşır.8İbni Bacce, insanın akli yetkinliğe ulaşmasını hem bireysel hem de toplumsal bir gereklilik olarak görür. Bu nedenle siyaset ve ahlak felsefesine ilişkin görüşlerini açıklarken seçkin bireylerden oluşan ideal bir topluluktan söz eder. Onun ideal toplumunda insanlar, doğalarına uygun beslendikleri için hastalanmaz, ilaca ve hekime ihtiyaç duymazlar. Ayrıca birbirlerine sevgiyle bağlı olduklarından aralarında sorun çıkmaz, bu yüzden hâkime de gerek kalmaz. Bu ideal topluluğun yöneticileri adaletli davranır ve toplumun refahını gözetir. Bireyler de kanunlara itaat eden, iyi huylu ve ahlaklı insanlardır. Böyle bir toplumda ahlaki bozulmalar ortadan kalkar, siyasal düzen sorunsuz işler.9İbni Bacce’ye göre bilgi, insan ile dış dünyadaki varlıklar arasında kurulan ilişki sayesinde elde edilir. Aklın idrak etmesiyle ortaya çıkan bu süreç; duyularla algılama, hayal gücüyle şekillendirme ve akılla kavrama olmak üzere üç aşamada gerçekleşir. İnsan, dış dünyadaki nesneleri önce duyuları aracılığıyla algılar, ardından zihninde onların görüntüsünü oluşturur ve son olarak akıl yoluyla kavrar. Böylece zihinde yeni bir bilgi meydana gelir. Örneğin insan bir ağacı gördüğünde önce onu gözleriyle algılar, ardından zihninde görüntüsünü canlandırır, son olarak da “Bu bir ağaçtır.” diyerek kavrar. Bilgi, işte bu son aşamada ortaya çıkar.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Meb Yayınları İslam Felsefesi Ders Kitabı Sayfa 107 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.