“11. Sınıf Felsefe Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 10” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 10


15. yüzyıl-17. yüzyıl felsefesinde öne çıkan görüşlerin “hümanizm, bilimsel yöntem, kartezyen felsefesi, hukuk felsefesi” olduğunu belirterek öğrencilerin aşağıda verilen metinlerdeki boşluklara ilgili kavramı yazmalarını sağlayınız.
  • Cevap: 

3. İnsanın özü ile bu dünyadaki yerinin ne olduğunu araştıran çalışmalara hümanizm adı verilmiştir. Modern insanın yeni dünya ve evren anlayışını ve duygusunu dile getiren bir akımdır. Bu yeni duygu ile insan, dinden bağımsız bir kültür kurmak dünya ve insanla ilgili bir felsefe ortaya koymak ve kültür bilimlerini temellendirmek istiyordu. Bu görüş, insanı MS 2-MS 15. yüzyıl felsefesinin bakış açısından farklı olarak ele alan ve Antik Yunan felsefesine geri götüren bir yaklaşımdır. İnsanın merkeze alındığı ve aklının öne çıkarıldığı bu yaklaşım, ilkin bugünkü İtalyada gelişmiştir. Bu coğrafyada yapılan çeviri faaliyetleri ve Antik Yunan düşüncesine dayanan felsefi arka plan, bu görüşün asıl nedenleridir.
4. Skolastik düşüncede insanın kendi aklını kullanmak yerine otorite kabul edilen Platon ve Aristoteles gibi bazı filozofların ve din adamlarının görüşlerini sorgulamadan eleştirmeden körü körüne bağlanmak tercih edilmiştir. Rönesans düşüncesi ise bilimde otorite olmuş kişilerin bilgilerine değil deney ve gözleme yönelmiştir. İşte 15-17. yüzyıl, bilimsel yöntemin geliştiği dönemdir. Gözlem, deney, hipotez ve matematiksel ilerleme bilimin yöntem kazanmasına katkı sağlamıştır.
5. Descartes [Dekart (1596- 1650)] felsefesi olarak bilinen kartezyen felsefe, doğru bilgiyi açık ve seçik olarak ortaya koymaya çalışan yöntemli bir felsefedir. Descartes, bilgilerden şüphe ederek kendisinden şüphe edilmeyen bilgilere ulaşmaya hedefler. Bu şüphe, bazı sofistlerde olduğu gibi amaç değil, doğru bilgiye ulaşmak için kullanılan bir araçtır. Descartes, her şeyden kuşku duyabileceğini ancak son noktada tüm kuşkularının farkında olduğunu, böylece kuşkularından kuşku duyamayacağını belirterek bu süreci “Düşünüyorum, o hâlde varım.” sözüyle ifade eder. Dolayısıyla insanın akıl yoluyla kesin olan “a priori” bilgilere ulaşabileceğini iddia eder.
6. Rönesans’ta reform hareketleri, devlet ve hukuk üzerine düşüncelerin artmasını sağlamıştır ve bunun doğrultusunda kilisenin gücü giderek azalmıştır. Hukuk felsefesi konusunda Niccolo Machiavelli [Nikolo Makyevelli (1469- 1527)] ve Thomas Hobbes’un [Tamıs Habs (1588- 1679)], Thomas Mo- re’un [Tamıs Mor (1478-1535)] görüşleri önemlidir. Machiavelli, İtalya’nın güçlü bir hükümdar tarafından yönetildiği zaman ulusal birliğin sağlanabileceğini ileri sürer. Devletin varlığını sürdürmesi için başvurulacak her yolun hukuka uygun olacağını iddia eder. Hukuk, devletin varlığını garanti eden kurallardır. Bu nedenle hükümdarın mutlak güç sahibi olması gerekir.
Öğrencilerin aşağıda verilen N. Kopernik (Kopernik), G. Galileo (Galile), F. Bacon (Beykın) ve I. Newton’un (Nivtın)’a ait bilimsel çalışmaların 15. yüzyıl-17. yüzyıl felsefesi üzerindeki etkilerine değinen metni okuyarak metinle ilgili soruları cevaplamalarını sağlayınız.
MODERN DÜŞÜNCEYE DOĞRU Aristoteles’in (MÖ 384-322) bilim anlayışı sadece İlk Çağ’la sınırlı kalmayıp 17.yüzyıla kadar etkisini sürdürmüştür. Aristoteles’e göre evren, Ay altı ve Ay üstü olmak üzere ikiye ayrılır. Ay altı âlem, yaşadığımız dünyadır ve bu dünya, evrenin merkezindedir. Bu dünyada tüm hareketler doğrusal biçimde olmaktadır. Ay üstü âlemde ise dairesel hareket vardır. Ay altı âlemde değişim niceliksel olarak değil, niteliksel olarak olmaktadır. Cisimlerin nitelikleri değişmektedir. Önemli olan taşın nasıl düştüğü değil, niçin düştüğüdür ve bu araştırılmalıdır. Çünkü tüm cisimler, bir amaca göre hareket etmektedir. 15-17. yüzyıl felsefesi dönemine kadar Aristoteles’in görüşlerinin etkisi altında kalan Ptolemy’un [Batlamyus (MS 85-165)] ileri sürdüğü “dünya merkezli evren” sistemi kabul edilmiştir. Ancak 15. yüzyıldan itibaren Aristoteles’in evren ve fizik anlayışlarına karşı önemli eleştiriler olmuştur. Kopernik (1473-1543), bu evren anlayışına karşı çıkarak Ay üstü âlemdeki cisimlerle dünyadaki cisimlerin fiziksel özelliklerinin aynı olduğunu savunmuş ve evrenin Dünya merkezli değil, Güneş

11. Sınıf Felsefe Meb Yayınları Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 10 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.