11. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 74
“11. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 74” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz. 11. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 74 RÜYA BU YA! Yönerge: Aşağıdaki metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. Bilge, öğretmen
“11. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 74” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 74
RÜYA BU YA! Yönerge: Aşağıdaki metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. Bilge, öğretmenler odasının yanında durmuş; heyecan içinde felsefe öğretmenini bekliyordu. Merdivenlerde öğretmenini görünce yanına koşarak “Hocam bu felsefe nasıl bir şey? Rüyalarıma kadar girdi.” dedi. Öğretmeni gülümseyerek karşılık verdi: “Çok merak ettim Bilge, rüyanda ne gördün acaba?” Bilge coşkulu bir şekilde rüyasını anlatmaya koyuldu. Rüyamda çok güçlü bir ses “Uyan Bilge, uyan” diye sesleniyordu. Yatağımda uyuyormuşum, gözlerimi açınca aynı ses “Şimdi beni iyi dinle!” dedi. Çok korktum. Kimseyi göremiyordum. “Kimsin sen?” diyebildim titrek bir sesle. “Benim adım Geist.” dedi ses, “Akıl, ruh, tin de diyebilirsin.” diye de ekledi. “Ne istiyorsun benden?” dedim daha da korkarak. “Senden beni özgürleştirmeni istiyorum. Ben saf “akıl”ım, hiçbir şey yokken var olanım. Ancak doğayı, onun içindeki canlı ve cansız varlıkları meydana getirdiğimde bana tamamen yabancı olan bu maddeler arasında kaldım. Beni ancak sen kurtarabilirsin.” dedi. Çekinerek “Ben seni nasıl kurtarabilirim ki? Sen her şeyi meydana getirdiysen kendini de kurtarabilirsin öyle değil mi?” diyebildim ancak. “Her şey diyalektik bir biçimde işler Bilge, ben kendimin karşıtı olan maddeleri ortaya çıkardığımda tarihin de bir nehir gibi akıp gitmekte olan zorunluluğuna kapıldım. Artık her şey kendisi tez iken karşıtı olan antitez ile gerilim içinde. Bu gerilim bir sentezle son buluyor. Sonra her sentez yeniden teze dönüşüp karşıtını üretiyor. Bu ancak senin beni bulmanla bitebilir.” diye kükredi âdeta. Karşılık olarak “Hâlâ anlamıyorum” dedim usulca ve ekledim: “Ben nasıl yapacağım bunu?” Geist sorumu “Sende benden bir parça var: ‘akıl.’ İşte onu kullanarak her şeyin diyalektik zorunluluklar içinde yaşandığını, tarihin ve kültürün bu zorunlulukların bir parçası olduğunu anlar ve onlar üzerinden beni kavrarsan o zaman özgürleşebilirim.” diye cevapladı. Ne anlatmaya çalıştığını tam olarak kavramadım tabii ama “Anlattıkların biraz karışık görünüyor fakat elimden geleni yaparım.” dedim nazik olmaya çalışarak. “Ne yazık ki insanlar beni anlamakta zorlanıyorlar.” dedi o da üzgün bir sesle. O zaman bir silüet gördüm kapının yanında. Meğer ‘Geist’ gibi konuşan Hegel (Hegel) imiş. Öğretmen şaşkınlık içinde Bilge’ye bakakaldı. “Belli ki geçen hafta anlattığım Hegel’in etkisinde kalmışsın.” dedi. “Sanıyorum öyle oldu.” dedi Bilge ve “Sizce gerçekten geistı özgürlüğüne kavuşturmak mümkün mü?” diye sordu. Öğretmeni “Neden olmasın?” dedi gülümseyerek. Zil çalmak üzereydi. Öğretmeni Bilge’nin heyecanı ile derse yetişmenin telaşı arasında “Bilgeciğim, aslına bakarsan filozofların fikirleri böyle ayaküstü sohbetlerde tam olarak anlaşılamayacak kadar derindir. Bu anlattıklarımı hatta derste işlediklerimizi de bir filmin tanıtımı gibi düşün. Ancak temel bazı düşünceleri aktarabilirim size. Yine de şunu net olarak söylemek mümkün: Hegel’e göre geistı anlamanın en iyi yolu felsefedir. Ben de şimdiden görebiliyorum ki seni okuyacağın birbirinden değerli felsefe kitapları bizi Bilge isminde yeni bir filozof bekliyor gelecekte.” dedi sevecenlikle. Bilge’nin gözlerinin içi parlamıştı. Öğretmenine teşekkür edip “Okuyacağım hocam.” dedi ve derin düşüncelere dalmış şekilde sınıfına yöneldi. 1. Hegel’e göre maddi varlıklar nasıl ortaya çıkmıştır? Yazınız.- Cevap: Hegel rasyonalist bir filozoftur. O’na göre her şey aklın kendisini açmasının bir sonucudur. Dolayısıyla maddi varlıklar da aklın bir ürünü ya da görüntüsüdür.
- Cevap: Hegel’e göre mutlak akıl diyalektik sürecin başlatıcısıdır. Doğa ise aklın karşısında yer alan somut varlıklar alanıdır. Bu anlamda akıl, tez iken doğanın antitez olduğu söylenebilir. Diyalektik süreç tarih ve kültür gibi alanların kavranması sonucu aklın kendisine dönmesi ile nihayete erecektir. Ancak bu süreçte her alanda diyalektik işleyecek; nihai sona doğru tez, antitez ve sentez aşamaları değişimin temeli olarak süreklilik arz edecek şekilde yaşanacaktır. İnsan da bu aşamalardan biridir. Kendi varlığını başka insanlarla ilişkisi içinde (kültür) ve tarihsel işleyişin bütünlüğünde kavrayabilir. İnsan ne tek başına akıl ne de bedendir. İkisini de içinde barındırmasına karşın ikisi de olmayan tamamen yeni bir varlıktır. Bu nedenle sentez olarak tanımlanabilir.
- Cevap: Bir nehre taşlar konulduğunda nehir ya taşların yanından kıvrılarak akıp geçer ya da taşları aşarak yoluna devam eder. Taşların konulduğu yer bu akış içinde gözlem yapılabilen bir anı temsil edebilir. Hegel’e göre tarih nehrin kendisi gibidir. Nehir bir amaca, varmak istediği yere doğru yoluna devam etmektedir. Bu sürecin her aşamasında tez ve antitez karşı karşıya gelir ve sentezlenir. Nehrin karşısına konulan bir taş gibi bu diyalektik işleyişin belirli anlarını tespit etmek mümkündür. Ancak asıl önemli olan tarihi bütünselliği içinde kavramaktır.
11. Sınıf Felsefe Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 74 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok