11. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 70
“11. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 70” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz. 11. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 70 BİLGİNİN KAYNAKLARI Yönerge: Aşağıdaki metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. Akılcıl
“11. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 70” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 70
BİLGİNİN KAYNAKLARI Yönerge: Aşağıdaki metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. Akılcılara göre doğru bilgi ancak akıl ile elde edilebilir. Duyular, kesin, doğru ve evrensel bilginin kaynağı olamaz. Çünkü duyular hem yanıltıcıdır hem de değişen şeylerin bilgisini vermektedir. Tüm nesneler sürekli değişmektedir. Hareket ve oluş ise bize kalıcı ve değişmez bilgiyi veremez. Oysa akılcılar sağlam, değişmez ve kesin bilgi aramaktadır. O halde bu bilgi; değişmez, hareketsiz ve sabit olan varlıkların bilgisi olmalıdır. Böyle bir varlık duyu ve deneyin kapsamında bilinemez. Akılcılar için duyular ve deneylerimiz zamana ve duruma göre de değişebilmektedir. Ayrıca her bir kişinin duyu ve deneyimleri kendine özgüdür ve bireyseldir. Bilgi genelgeçer ve değişmezdir, her yerde ve her durumda aynı olmalıdır. Böyle bilgilerin kaynağı akıldır. O hâlde akıl doğruların ve gerçeklerin kaynağıdır. Akıl doğruları deneyden önce var olan bilgilerdir. Akıl bilgileri a priori (deneyden gelmeyen) olarak doğuştan getirdiğimiz değişmez doğrulardır. A priori bilgiyi kabul edenler, insan zihninin doğuştan boş olmadığını ileri sürerler. İnsanlar doğduklarında bazı bilgilerle donatılmışlardır, zamanla bunları anımsarlar. Bilginin kaynağının deney olduğunu savunanların ortak görüşü, Locke (Lak)’ın da dediği gibi insan zihninin doğuştan boş bir levha (tabula rasa) olduğudur. Locke’a göre insan doğduğunda zihni boştur fakat yazılmaya olanaklı bir anlama yetisiyle donatılmıştır. Yazılmamış bu levha, deneylerimizden gelen basit izlenimler ve basit izlenimlerin oluşturduğu idelerle yavaş yavaş dolmaya başlar. Duyularımız ilk izlenimlerimizdir. İlk duyular olan izlenimler bellek ve imgelemin işlevleri sonucu birleşirler. Bileşik izlenimler zihnin anlama yetisiyle soyutlanarak ide ve tasarım hâline getirilip bilgi olurlar. Zihnimizde doğuştan gelen hiçbir bilgi yoktur. "Bilginin kaynağı deneydir." diyen görüşe felsefe tarihinde deneycilik (ampirizm) denilmektedir. Deneycilere göre bilgiler duyu verileri sonucu elde edilir. Oysa duyular zaman zaman insanı yanıltmaktadır. Ancak bu, doğru bilgiye ulaşma konusunda bir engel değildir. Çünkü duyuların insanları yanılttığı da ancak başka bir duyu organıyla bilinebilir. Kritisizm (eleştirel felsefe), bilgi kuramında orta yolu bulan bir bilgi felsefesi önermiştir. Ne katı deneyci ne de katı akılcıdır. Eleştirel felsefenin amacı deneyciliğin ve akılcılığın bir sentezini yaparak aklın bilgi edinme yapısını veya şemasını ortaya koymaktır. Kritisizme göre bilgi için hem deney hem de akıl gereklidir. Yalnızca birinin olması, bilginin oluşması için yeterli değildir. Bu görüşün en önemli temsilcisi Kant'tır. Bilgi deneyle başlar fakat deneyle bitmez. Deneyle gelen aposteriori (deneye bağımlı) veri, aklın apriori kavram ve kategorileriyle işlenerek bilgi olur. Bir tür uzlaşımcılığı içeren bu anlayış hem dış dünyadan gelenlere hem de zihinden gelenlere yer verir. Kant'ın ünlü önermesi bu görüşü en iyi şekilde açıklar: "Görüsüz kavramlar boş, kavramsız görüler kördür." (A. Kadir Bilgi Felsefesi kitabından yararlanılarak düzenlenmiştir.)- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Felsefe Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 70 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok