“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 154 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 154

Varoluş ve Kendi Olma Problemi

Çağdaş felsefenin öne çıkan akımlarından varoluşçuluk, dünya savaşlarını izleyen yıllarda hayatın anlamına ve varoluşa yönelik sorgulayışı barındırır. Bu sorgulayışa kaynaklık eden önemli tarihsel, sosyal ve kültürel koşullar söz konusudur. Aydınlanma felsefesiyle birlikte bilim ve teknolojideki ilerleme, insanlığı daha uygar ve mutlu bir düzeye ulaştırma umudunu taşır. Ancak üretim ve tüketimin kâr amaçlı artması, ham madde ve pazar arayışının yol açtığı dünya savaşları, yaşanan katliamlar, göçler, sömürülen insan emeği, doğa ve değerler üzerine yoğunlaşma insanlığı derin bir mutsuzluğa ve hayatı sorgulamaya sürüklemiştir.

Varoluşçuluk; düşünce tarihinin önemli felsefi geleneklerine, pozitivizm, rasyonalizm, idealizm ve bu akımların öne çıkan filozoflarına eleştirel bir yaklaşım içindedir. İnsanın düşünen bir varlık oluşunun öne çıkarılmasına ve insanın bir duygu varlığı oluşunun göz ardı edilmesine karşı çıkar. Varoluşçuluğa göre insan somut ve bireysel bir varlıktır.

Varoluşçu filozofların ele aldığı kavram ve problemlerin zorluğu, söylemlerdeki özgünlük okuyucuyu zor durumda bırakır. Onların düşünceleri yüzeysel okuyanlara karışık, anlamsız ve tutarsız gelebilir. Varoluşa yüklenen anlamlar arasında özgürlük, umutsuzluk, yalnızlık, saçmalık, yabancılaşma, kaygı, başkaldırı, bağlanma, sorumluluk, sadakat, paradoks, anlamsızlık, bulantı vs. yer alır.

Varoluşçu felsefenin vurguladığı en önemli gerçek, insanın özgür ve sorumlu bir varlık oluşudur. Birey, özgür iradesi ile kendi özünü elde etmek durumundadır. İnsan kim olduğundan, dünya ile nasıl başa çıktığından, dünyada bıraktığı etkiden sorumludur. İnsan anda, şimdide seçim ve eylemleri ile kendi varlığını ortaya koyar. Bu sebeple anın değerini bilmek gereklidir. Seçimler ve kararlar insanın kendisiyle yüzleşmesinin ve hayatına yön vermesinin belirleyicisidir.

“Kendi olma” problemi, düşünce tarihinde önem taşıyan felsefi problemlerdendir. Antik Yunanda duygularıyla, aklıyla, bedeniyle, ruhuyla daha otantik bir kendi oluş söz konusuyken Hristiyan ve İslam felsefesinde “kendi oluşun Tanrı karşısında anlam kazandığı görülür. Birey, modern felsefe ile birlikte aklı ve özgür iradesiyle öne çıkar. Çağdaş Dönemde ise bireyin kendi oluşunda başka varoluşsal unsurlar dâhil olur. Dönemin düşünürleri derinlikli biçimde “kendi olma” problemini yalnızlık, bağlanma, acı, kaygı, umutsuzluk, yabancılaşma, saçma gibi varoluşsal olgular ile açıklamaya çalışırlar.

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 154 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.