“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 116 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 116

Soru: Bu çalışmada öğretmeninizin rehberliğinde edebî unsurlara felsefi bakışın imkânı problemini çözümlemeniz, görüş ve argüman oluşturmanız beklenmektedir. Bunun için aşağıdaki işlem adımlarını gerçekleştiriniz.

  • Cevap:

Soru: Filozofların, edebiyat-felsefe ilişkisine yönelik (Voltaire [Volter (1694-1778)], Nicolai Hartmann [Nikolay Hartman (1882-1950)], iris Murdoch [Ayris Murdoh (1919-1999)], Jacques Derrida [JakDerida (1930-2004)]) argümanları bilgi notları olarak verilmiştir. Bunları inceleyip soruları yanıtlayınız.

Voltaire

Fransız yazar Voltaire cesur ve eleştirel tavrı ile düşünce dünyasında yer edinmiş önemli bir isimdir. Voltaire, Aydınlanma Döneminin akılcılığının etkisiyle düşünce özgürlüğünü önemsemiş ve liberalizmin savunuculuğunu üstlenmiştir. Spekülasyon yerine duyum ve deneyimi ele almış, bilimsel ilerlemeye değer vermiştir. Bu felsefi izler onun eserlerinde kendini göstermiştir. Hayatın amacının dinî kaygılar üzerine kurulu olmadığını, bilim ve sanatta ilerlemede olduğunu bunun da bütün insanlara mutluluk sağlayacağını düşünmüştür. Eserlerinde insanlığın ay- dınlanışım ve ilerleyişini göstermeye çalışmıştır.

  • Cevap:

Soru: 1) Voltairede edebiyat ve felsefe nasıl kesişmektedir?

  • Cevap:

Soru: 2) Voltaire’de öne çıkan hangi felsefi unsurlar onun eserlerine yansımıştır?

Nicolai Hartmann

Yeni ontoloji adı verilen yaklaşım ile öne çıkan Hartmann, varlığı tabakalaşma düşüncesi içinde açıklamaya çalışır. Hartmann, varlığı anlamaya çalışırken kullandığı tabakalaşma teorisini edebî metinler için de kullanır. Sanat eserini bir var olan olarak ele almayı hedefler. Hartmanna göre sanat eseri bir objektivasyondur, objektivasyon ise var olmayan bir şeyin ortaya konmasıdır. Ona göre edebiyat eseri gerçek olan (real) ve gerçek olmayan (irreal) şeklinde iki farklı varlık yapısından oluşur. Ön yapı kelimeleri ve sesleri işaret eden gerçek bir varlıkken arka yapı heterojendir, birtakım tabakalardan oluşur. Kelimelerin oluşturduğu yapı, edebiyat eserinin real yapısıdır. Ancak onun dile getirdikleri insani şeylerin bütünü, alın yazısı ve tutkular hatta eylemde bulunan figürler, kişiler ve karakterler şeklinde tamamen farklıdır. Bütün bunlar arka yapıdır, salt görünüştür. Bu arka yapı, ön yapıda görünüşe ulaşır. Bu ontolojik yöntem, edebî eserlerin estetik yapısını tabakalara göre ele alarak görünenin ötesinde yer alan unsurları ve metnin derin yapısındaki anlamları ortaya çıkarmayı hedefler.

  • Cevap:

Soru: 1) Hartmann, edebî eserleri neden varlık olarak değerlendirir? Bu, doğru bir yaklaşım mıdır? Açıklayınız.

  • Cevap:

Soru: 2) Hartmann m belirttiği gibi edebî eserler katmanlı bir yapı oluşturur mu? Nasıl?

  • Cevap:

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 116 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.