“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 101 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 101

Soru: 1-5. soruları aşağıda verilen forum sayfasını okuyup yanıtlayınız.

İnanç ile akıl arasındaki tartışma felsefenin en eski problemlerinden biridir. Bence inanç ile akıl birbiriyle bütünleşmiştir. İnanç, akılsal temellerle anlam kazanmalıdır. Tanrının varlığı, mucizeler gibi daha birçok inanç konusu da mantıksal argümanlarla rahatlıkla açıklanabilir.Dinî inançlar akılla sınırlanamaz! İnanç, aklın ötesinde teslimiyet gerektirir. Kierkegaardm dediği gibi “İnanç, aklın intiharıdır.”İkiniz de uçlardasınız. Bana kalırsa bir inancın değeri pratik sonuçlarıyla ölçülmelidir. Örneğin “Tanrıya inanmak hayatı anlamlı kılar mı?” sorusu sorulmalıdır. Tanrı, bireysel olarak insan için önemliyse inanç ve aklın tartışılmasına gerek yoktur.Belki de bu ikilemi aşmak için inanç ve aklı birlikte düşünmeliyiz. Her dilde inanç ve akıl önemli yer tutar.Akıl, bence inancın temelidir. Aklı olmayan biri Tanrı ya inansa ne olacak ki. Descartes’ın “Düşünüyorum, öyleyse varım.” mantıksal çıkarımından Tanrıya nasıl ulaştığını biliyoruz, bu da rahatlıkla gösteriyor ki kutsal bilgiler işleyen bir akılla anlam kazanır.Peki, “kötülükproblemi” için ne düşünüyorsunuz? G. W. Leibnizin [Labniz (1646-1716) “mümkün dünyaların en iyisi” argümanı, bir çocuğun acı çekmesini rasyonel olarak açıklayabilir mi? Burada akıl çıkmaza giriyor.Haklısın Mukaddes. Akim sınırları var. Mesela Ludwig Wittgensteinın [Ludvig Vitginştayn (1889-1951)] dediği gibi “Üzerine konuşulamayan konuda susmalı.”Pek kolay açıklanabilir. İnsanlarda özgür irade ve seçim vardır. Akılla düşünüp tartan biri, eylemin sorumluluğunu taşır. İyi ve kötü, ahlaki olduğu kadar rasyonel bir çerçeveyle de incelenir.Her şey akla bağlanamaz. Aklın sınırı bir yere kadardır. İnanç, rasyonel bir seçimden ziyade varoluşsal bir sıçramadır.Ama bu keyfî inançlara kapı açar! Tertiluan m dediği gibi mi yapacağız? Saçma olduğu için mi inanacağız?Belki de bu durum pratik aklın sınırlarını gösterir. Kant’ın “pratik akıl” dediği gibi inanç da ahlaki bir zorunluluk olabilir.

  • Cevap:

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 101 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.