“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 65 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 65

MÖ 6. yüzyıl-MS 2. yüzyıl filozofları, felsefeyi doğru bilgiye ulaşmada güvenilir bir kaynak olarak kabul etmiştir. Hristiyanlığın ortaya çıkıp yayılması sürecinde ise ilk Hristiyan filozoflar, felsefenin sorgulayıcı tavrını Hristiyanlık için tehlike olarak görmüşlerdir. Ancak felsefe karşısında inançlarını savunmak amacıyla yine felsefenin argümanlarından yararlanmışlardır. Felsefenin dinî hakikatleri ifade etmek için kullanılabileceğini gören filozoflar, onun din karşısındaki konumunu sorgulamışlardır. Bu konu hem Hristiyan felsefesinde hem de İslam felsefesinde inanç ve akıl ilişkisi bağlamında tartışılmıştır. İnanç dinle, akıl ise felsefe ile ilişkilendirilmiştir. MS 2. yüzyıl-MS 15. yüzyıl felsefesinde “inanç akıl ilişkisi” konusunda üç ana tavırla karşılaşılır: İnanç ve akıl birbiriyle çatışır. İnanç, dinî öğretilerin doğruluğunu herhangi bir kanıt beklemeksizin sorgulamadan onaylamayı gerektirir. Akıl ise kanıtlanabilen, mantık kurallarına uygun olan bilgiyi onaylar. Bu nedenle inanç ve akıl bağdaşamaz. Din, insana hakiki bilgiyi sunar. Aklın burada bir işlevi yoktur hatta akıl, insanı dinî hakikatlere götüremediği gibi bu hakikatlerden uzaklaştırabilir. İnanç ve akıl, aynı hakikatin farklı görünümleridir. Din, rasyonel olduğu için dinî hakikatler ancak akılla anlaşılabilir. İnanç ve akıl birbirini tamamlar. Tanrı hakkında doğru bilgiyi elde etmede akıl, insanları belli bir noktaya kadar götürür. Aklın ulaştığı bilgi, vahiy bilgisi ile tamamlanır. Vahiy bilgisi de akıl tarafından temellendirilme ve doğrulanma ile tamamlanır. SORGULAMA Soru: Açıklamayı okuyup soruyu cevaplayınız. İman kavramı, açıkça bilgi kavramından farklıdır. Bir şeyi “bildiğim” söylersem bu, söz konusu inancımın doğru olduğu anlamına gelir ama bir şeyin durumunun şöyle olduğuna "inandığım"ı söylersem aynı durum söz konusu değildir. Bilgiden farklı olarak iman yanlış olabilir. Bu farklılığın, inancımın doğruluğundan emin olma derecemle ilgisi yoktur. Dinî inanç sahipleri, bilim adamlarının gözlemlerinin doğruluğundan emin oldukları kadar inançlarının doğruluğundan da emin olabilirler. Aradaki fark, daha çok söz konusu inançları savunmanın temelleriyle ilgilidir. Dünya'nın yuvarlak olduğu inancıyla bir öte dünyanın olduğu inancını karşılaştıralım. Birinci inancın hem doğru olduğu hem de empirik delillerle desteklendiğini düşünürüz. Zaten onun bilgiyi meydana getirdiğinin kabul edilmesinin nedeni budur. Buna karşılık bir öte dünyanın var olduğuna inanç, bu tür bir delille desteklenmez. Böylece o, bilginin değil imanın bir örneğidir. Soru: İnanmak ve bilmek arasında nasıl bir fark vardır? Görüşlerinizi günlük yaşamınızdan örneklerle açıklayınız.
  • Cevap: İnanmak, bir şeyin doğru olduğuna dair güçlü bir inanç beslemektir, ancak bu inanç kanıtlanamayabilir. Bilmek ise kanıtlanmış, kesin bilgiye dayalıdır. Örneğin, "yarın hava yağmurlu olacak" diye inanabilirim, ama hava durumu raporlarını kontrol ettiğimde bunu öğrenmiş olurum, yani bilgiyi elde ederim.

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 65 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.