“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 61 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 61


Kötülük Problemi İslam felsefesinde kötülük problemi; "maddenin her türlü yetkinliği alabilecek ve kabul edebilecek yatkınlıkta olmadığı", "insanın kendi sorumluluk ve yükümlülüğüne sahip olduğu" veya "kötülüğün, iyiliğin bilinmesi için gerekli bir ölçüt olduğu" tezlerinden hareketle ele alınmaktadır. İslam felsefesinde kötülük problemi çerçevesinde "Gerçek anlamda kötülük var mıdır?", "Eğer varsa kötülüğün kaynağı nedir?", "Saf iyi olan Tanrı ile kötülük arasındaki bağlantı nedir?" gibi sorular tartışılmaktadır. Dünyada var olan kötülüklerin kaynağını sorgulayan İslam filozofları, bu konuda farklı düşünceler öne sürmüşlerdir. Fârâbî ve Mu'tezile'ye göre evrenin dışında, maddi olmayan ve bu nedenle de hiçbir şekilde görülemeyecek olan, her şeyin yaratıcısı tek bir Tanrı vardır. Tanrı akıldır, akıl tanrısaldır. Tanrı, akıllı ve iyi olduğundan evren de mükemmel, akıllıca ve iyidir. Bu dünyada kötülük varsa bunun kaynağı Tanrı değildir. Kötülüğün kaynağı insandır. İnsan sahip olduğu özgür irade ile iyi veya kötü olanı yapar. Böylece diğer dünyada ödül veya cezayı hak eder. ibn Sînâ (Görsel 2.2), dünyada kötülüğün varlığını kabul etmekle birlikte bu kötülüğün nedeni olarak Tanrı'yı görmez. Filozofa göre bu dünya, mümkün dünyaların en iyisidir. Başka bir deyişle Tanrı, mümkün olan en mükemmel evreni yaratmıştır. Bu bakımdan mutlak kötülük mümkün değildir. Kötülükler insanın özgür iradesinden, maddedeki eksikliklerden veya maddenin yanlış kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Görsel 2.2: İbn Sînâ (Temsilî) Gazâlî'ye göre her şeye gücü yeten Tanrı, mümkün dünyaların en iyisi olan bu dünyayı yaratmıştır ancak Tanrı, kötülüğün olmasına izin vermektedir. Tanrı, kötülüğü ortadan kaldırma gücüne sahip olsa da bunu yapmamaktadır çünkü insanın kötülük sandığı şey daha büyük bir iyiliğin sebebi olabilir. Bu nedenle kötülük olarak nitelendirilen durumun insan aklının kavrayamayacağı nedenleri vardır. SORGULAMA
Soru: Verilen görüşleri okuyup soruyu cevaplayınız. "Her şey, Hakk'ın katından olmakla birlikte edebin gereği, kötülüğü Hakk'ın katına mal etmekten sakınmak gerekir. Bu sebeple kâmil edep sâhibi (Hz. Peygamber), şöyle buyurmuştur: 'İyi bütünüyle sana aittir; kötülük, sana ait değildir.' Çünkü iyi ve kötü, Hakk'ın eylemlerinden olmaları bakımından birbirlerinden farklı değildir; bunlar, amacına uygun olup olmamak noktasında kendileriyle sınırlanan kimsede birbirlerinden ayrılır. Dolayısıyla kötülüğün yayılması ve ortaya çıkması, iyinin yok olmasının ta kendisidir." Her hayır ve iyilik O'na ait Lakin hiçbir kötülük O'na ait olamaz O bütünüyle varlık Varlığın yoksunluğu (kötülük) O'na ait değil Kendini tanıttığı bilir O'nu Bildirmediği bilmez Biz O'nun vasıtasıyla varız Bütün hâllerimizde O'na aidiz Sen O'sun ve O değilsin Bir iş yaparsan fail O'dur Amel ederken âmil O'dur"
Soru: Mutasavvıf düşünürlerden Sadreddin Konevî ile İbnü'l-Arabî'nin görüşlerindeki ortak noktalar nelerdir? Bu ortak noktalardan hareketle tasavvuf düşüncesinin kötülük problemine yaklaşımını tartışınız.
  • Cevap: Sadreddin Konevî ve İbnü'l-Arabî, her şeyin Hakk'tan geldiğini, ancak kötülüğün Hakk’a mal edilmemesi gerektiğini savunur. Tasavvufa göre kötülük, iyinin yokluğu ve Hakk'tan uzaklaşmadır; Allah’a değil, insanın nefsine bağlıdır.

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 61 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.