“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 91 Hisar Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 91

2. yüzyıl-15. yüzyıl felsefesinin bazı bakımlardan devamı olan ancak temel noktalarda bu dönemden ayrılan 15. yüzyıl-17. yüzyıl felsefesinde sanattan bilime, doğaya yaklaşımdan dine bakışa kadar pek çok alanda yeni görüşler ortaya çıkmıştır. Yeni Çağ Felsefesi ya da Rönesans Felsefesi olarak nitelendirilen bu dönemin felsefesinin anlaşılabilmesi için devralınan düşünsel miras dikkate alınmalıdır. Bunun için 12. yüzyıldaki çeviri faaliyetlerinin ve önceki felsefi dönemlerin 15. yüzyıl-17. yüzyıl felsefesine etkisi incelenmelidir.
A. 12. YÜZYIL ÇEVİRİ FAALİYETLERİNİN 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ Avrupa’da 12-13. yüzyıllarda özellikle Endülüs Müslüman kültüründe ayrı bir yeri olan Antik Yunan ve İslam düşüncesinin pek çok eseri Arapçadan Avrupa dillerine çevrilmiştir. Söz konusu çeviri faaliyetleri başta İspanya’daki Toledo Çeviri Okulu olmak üzere Sicilya, İtalya ve ardından Fransa’da kurulan çeviri okullarında gerçekleştirilmiştir. Çok sayıda çevirmenin görevlendirildiği bu okullar, Avrupa üniversitelerinin kuruluşunun alt yapısını oluşturmuştur. Bu dönemdeki çeviri faaliyetlerinin Avrupa felsefesine bir diğer etkisi, eserleri ve felsefesi skolastik düşünceye dayanak yapılan Aristoteles’in o zamana kadar Avrupa’da bilinmeyen pek çok eserinin çeviriler sayesinde bilinir hâle gelmesidir. Bu dönemde Aristoteles’in Metafizik, İbn Sînâ’nın el-Kanun fi’t Tıp, Sahi b. Bişr’in Astronomi Risalesi ve İbn Rüşd’ün Aristoteles gibi önemli bilim ve felsefe eserleri Avrupa dillerine çevrilmiştir. Aristoteles başta olmak üzere Yunan düşüncesinin bilinmeyen eserleriyle tanışan skolastik düşünürler, dogmalara dayanan düşüncelerini bu yeni bilgilere göre değiştirip temellendirmek zorunda kalmışlardır. Ancak uzunca bir süre Aristoteles’e dayandırdıkları din temelli dogmatik düşünceleri Aristoteles’in düşüncelerine uydurmakta güçlük çekmiş ve ortaya çıkan çelişkileri gidermekte zorlanmışlardır. Yapılan çevirilerle İslam medeniyetinin kendinden önceki medeniyetlerden alıp özümsediği ve zamanla geliştirdiği bilimsel ve felsefi birikim Avrupa’ya aktarılmıştır. Söz konusu çeviri faaliyetleri Rönesans düşüncesi ile özgür ve bilimsel düşüncenin ortaya çıkışında önemli bir rol oynamıştır. Bazı yazarlara göre Orta Çağ’ın sonlarında Avrupa’da görülen pek çok önemli yeniliğin kökleri İspanya’daki çeviri faaliyetleriyle ilişkilendirilmelidir. Çünkü Batı’yı İslam ve Yunan düşünce birikimiyle tanıştıran bu çeviriler, AvrupalIların düşünce dünyasını bütünüyle değiştirmiştir.
Bilgi Kutusu Batı medeniyetinin Antik Yunan ve İslam düşüncesi başta olmak üzere Doğu’nun düşünce birikimiyle karşılaşması ve o birikimi Avrupa’ya taşımasında iki faktör etkili olmuştur. Bu faktörlerden ilki Hristiyanlık bayrağı altında birleşen Avrupa ülkelerinin özellikle 11-13. yüzyıllar arasında İslam coğrafyasına yönelik düzenlediği Haçlı Seferleri sayesinde İslam ve Doğu düşüncesiyle karşılaşması, İkincisi ise Konstantinopolis’in (İstanbul’un) fethiyle birlikte özellikle İtalya’ya sığınan çok sayıda BizanslI düşünürün Yunan düşünce birikimini Avrupa’ya taşımasıdır. İstanbul’un Türklerin eline geçmesinden sonra Bizans dünyasına ait birçok kitap ve kültür eseri İtalya’ya getirilmiş, bu sayede klasik bilim ve felsefenin kaynakları Avrupa’ya yayılmaya başlamıştır. Öte yandan hümanistleri koruyan, açık düşünceli Fatih Sultan Mehmed’in sarayında Yunanca eserlerle bir kütüphane kurduğu da bilinmektedir. Bu gelişmeler göstermektedir ki hümanizm hareketinde BizanslI bilim insanlarının öncü bir rol oynadıklarına kuşku yoktur.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Hisar Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 91 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.