11. Sınıf Felsefe Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 28 Cevapları Meb Yayınları'na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Felsefe Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları Sayfa 28

... çalıştığımızda yanıt değişken olacaktır. Örneğin çok olan on, az olan ikiyse orta altıdır. Matematiksel olarak ortalama aldığımız zaman altı iki tarafa da eşit uzaklıktadır. Fakat bize göre denildiğinde matematiksel ortalamanın bir önemi olmaz. Örneğin on beş kilo yemek fazla, üç kilo az ise beden eğitimcisi kalkıp dokuz kilo önermez. Çünkü dokuz kilo birine göre az birine göre çok olabilir. (...) O hâlde durumun farkında olan her insan fazlalıklardan ya da eksikliklerden uzak durup ortayı bulmaya çalışır ancak bu orta bize göre ortadır. (...) Uygun zamanda, uygun oranda, uygun insanlara karşı hareket etmek en iyisidir ve orta olan da budur, orta olan da erdemdir. (...) Sonuç olarak erdem tercihlerle ilgili bir huydur. Bu, akıl tarafından belirlenen ya da akıllı insanın belirlediği orta yolu bulabilme becerisidir. Fazlalığın ve eksikliğin ikisi de ayrı ayrı kötüdür, burada ise orta yol bulunur. Kötülük etkilenim- lerde ya da eylemlerde fazla ya da eksik olma durumudur. Erdem bunların ortasını bulmaktır. Evet bu nedenle erdemin kendisi ve ne olduğu orta olmaktır diye tanımlanır, en iyi ve iyi bakımından ise uçta olmaktır. Ancak tüm eylemlerin ya da etkilenimlerin ortası iyidir diye bir kural yoktur. Bazı eylemlerin kendileri zaten kötüdür. Örneğin kıskançlık, utanmazlık ya da hırsızlık, cinayet. Bunlar gibi şeylerde fazlalıklar ya da eksiklikler kötü değildir, kötü olan zaten kendileridir. Bu noktalarda doğru davranamazsınız, yapılan hareketlerin tümü yanlış olur. (...) Haksızlıkta bulunmak, korkaklık, hazza düşkün olmak gibi konularda eksiklik ya da ortada olmak diye bir şey söz konusu değildir. Çünkü bu noktada fazlalığın ya da eksikliğin ortasını bulmazsınız, burada fazlalığın fazlalılığı ya da eksikliğin eksikliği söz konusu olacaktır. Ortada olmak aslında bir açıdan uçta olmaktır, ölçülülük ve cesaret konularında fazlalık ya da eksiklik olmadığı gibi bu noktadaki her davranış doğru olacaktır. Kısacası fazlalığın ya da eksikliğin ortası ya da ortanm fazlalığı ya da eksikliği bulunmamaktadır. (...) Her konuda ortada olanın beğenilmesi gerekir, uçlardakilerin beğenilecek bir yanları yoktur, bunu gösterebilmek adına bu konulardan da bahsetmemiz gerekir. (...) Samimiyet konusunda samimi insan ortadadır, buna samimi insan denir. İnsan kendisini olduğundan daha farklı göstermeye çalışıyorsa ve bu konuda ileriye gittiyse buna alaycılık denir, bu özellikteki insarfy alaycıdır, eksiklikte de benzeri bir isim kullanabiliriz. Şaka konusunda ortada olmak şakacılıktır, eyleme de şakacılık denir, şakacılıkta ileriye gitmek şaklabanlıktır, bu durumda olana da şaklaban denir. Tüm bu konularda yetersiz olan ise yabanidir. Yine uygun şekilde hoş olana dost, bu duyguya ise dostluk denir. Aşırıya kaçanlar yalaka olarak adlandırılırken eksiklik gösterenler huysuzdur. Öte yandan yaşadığımız olaylar ve etkilenenler konusunda da orta vardır. Örneğin utanmak bir erdem olmamasına karşın utanmasını bilen insanlar övgü alırlar. Çünkü utanmasını bilmek ortada olmaktır, eksiği olanlar utangaç, fazlası olanlar ise utanmazdır. (...) Şimdi karakter erdeminin bir orta olma durumu olduğunu biliyoruz. Burada etkilenim ve eylemlerde amaç eksiklik ve fazlalık olan iki kötü durumun ortasını bulmaktır. Tabii ki bu da kolay değildir. (...) Bir uç diğerinden daha büyük hatalar yapmamıza yol açabilir, ortayı bulmak da kolay değildir. Bu nedenle bazen ikinci seçenek daha az kötü olanı almaktır. Bunu da söylediğimiz şekilde yapabiliriz. Bu durumda öncelikle kendimizin nelere meyilli olduğumuzu anlamamız gerekir çünkü herkes birbirinden farklı şeylere meyillidir. Cevap bulabilmek için yapmamız gereken nelerden haz duyduğumuz ya da nelerden acı çektiğimizi tespit etmektir. (...) Tabii ki tekil olaylarda söylediğimizi yapmak çok zordur. Yani hangi insana ne zaman ne miktarda, neden kızacağımızı söylemek kolay bir şey değildir. Bazen kızmayanları övüp onlara sakin diyoruz, bazen de kızanları haklı buluyoruz. Fakat olması gerekenden daha farklı şekilde hareket eden kimse eleştirilir. Ayrıca eleştirimizin ne oranda olacağını söylemek de kolay sayılmaz. Bir konuda duyularla karar alınıyorsa ki tekil olaylarda bu şekilde karar alınacaktır, bu durumda karar vermek zor olacaktır. Özetle söylemek gerekirse ortada olan her zaman övülesi durumdadır, bizlerin bazen eksik olana bazen fazla olana meyil göstermemiz gerekir, bu sayede en doğru seçimi kolayca yapabiliriz.
  • Cevap: Bu sayfada herhangi bir soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 28 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.