11. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları Sayfa 50
“11. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları Sayfa 50 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 50
Bir düşünürün temel dinî ve felsefi sorunları tartışırken bazı kavramları öne çıkarması son derece doğal olarak görülür. Bu bağlamda Mevlana’nın “neyi ve Yunus Emre’nin “aşk”ı örnek gösterilebilir. Her düşünür kendi döneminin anladığı şekilde felsefesini oluşturduğu için o döneme ait bazı kavramları ön planda tutar. Düşünürlerin felsefi bakış açıları anlam olarak sonraki dönemleri etkilese de felsefi bilgi o dönemin sınırlarını içerir. Bu durum felsefi bilgi açısından düşünüldüğünde her düşünürün kendi döneminden etkilendiğini gösterir.
Soru: Felsefi bilginin sınırlılıksan açısından metni değerlendiriniz ve arkadaşlarınızla tartışınız.
- Cevap:
Filozof kelimesi sözlükte felsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse olarak tanımlanır.6 Filozoflar genellikle bilgi, ahlak, toplum, evren gibi konuları araştırır ve düşüncelerini sistemli bir şekilde açıklar. Bunun yanı sıra varlık hakkında teori ortaya koyar ve varlığın ilkeleri üzerine düşünürler (Görsel 2.2). Pek çok filozof varlığın kaynağı, ortaya çıkışı ve ne olduğu hakkında çeşitli fikirler ortaya koymuştur.
İslam öncesi Arabistan Yarımadası’ndaki toplumlar- da varlığın kaynağıyla ilgili birçok düşünce olduğu görülür. Ancak bunlar, filozofların ele aldığı gibi sistematik bir düşünceden daha çok inanç biçimi olarak kendilerini gösterir. Bu durum, İslam öncesi 7. yüzyıl Arabistan Yarımadası’nın onu çevreleyen komşu ülkelere göre felsefi ve bilimsel düşünce açısından geride kalmasından kaynaklanır. Bu koşullar içinde Hz. Muhamrned (sav), Hira Mağarası’nda kendi zihinsel sorgulamalarını gerçekleştirmiştir. Kendisine gelen ilk vahiyle birlikte putperestlik inancına meydan okumuştur. Hz. Muhammed’e (sav) gelen ilk ayetler insandan aklını ve duygularını doğru bir şekilde kullanmasını istemiştir. Böylece ilk Müslümanların zihinleri vahyin dünya ve ahirete ilişkin somut kavramları dile getirmesiyle hareketlilik kazanmıştır. Kur’an ve Hz. Muhamrned (sav) Müslümanları düşünmeye teşvik etmiş ve onlarda zihinsel sorgulamanın filizlenmesini sağlamıştır.7 Fethedilen coğrafyalardaki felsefi birikimin tercüme edilmesi de Müslüman dünyasında felsefi düşüncenin gelişmesini sağlamıştır. İslam düşüncesinde felsefe; varlık, hayatın anlamı, inanç ve toplumsal değerlerin akıl süzgecinden geçirmesiyle önem kazanmıştır. Bu süreç, geçmiş inançların sorgulanmasına; insanın kendisini, çevresini ve Allah’ı (cc) anlamasına ve ahlaki değerlerin yeniden şekillenmesine katkı sağlamıştır.
İlk dönem İslam kültüründe felsefi düşünce henüz sistemli olarak ilerlemese de Müslümanlar sorgulamaya, öğrenmeye merak duydular. Bu durum, Hz. Peygamberin vahyin ilk geldiği andan itibaren Müslümanları ilim öğrenmeye, geçmiş inançlarını doğru analiz etmeye ve varoluşları üzerine düşünmeye teşvik etmesinin bir sonucudur. İlim kelimesi sözlükte bir şeyi gerçek yönüyle kavramak; gerçek bilgiyle örtüşen inanç, nesneyi olduğu gibi anlamak ve ondaki gizli bilgiyi ortaya çıkarmak olarak tanımlanır.8 İslam düşüncesinde ise bir şeyin gerçek yönüyle kavranmasıdır. Âlim ise bilen, bilgi sahibi ve tefsir, hadis, kelam gibi İslam ilimlerinde yetkinliği olan Müslüman bireyler olarak kabul edilir.
11. Sınıf Meb Yayınları Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 50 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.