“11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Sayfa 222 Tuna Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 222

ve eğrelti otları gibi öncül oluşumların ardından Akdeniz bitki örtüsüne ait çalılar, maki elemanları, kızılçam ve meşe gibi bitkiler görülmektedir. Ekosistemdeki süksesyon devam etmektedir. Akdeniz kıyı kumullarındaki komünitelerin oluşumu da birincil süksesyona örnektir. Kumullar, tabiatı gereği bitkilerin yetişmesi için zor yerlerdir. Bu bölgelerde daha yeni olan kum tepeleri üzerinde kum zambakları gibi bitkiler yer alır. Daha eski kumul alanlarda ise maki elemanları, kızılçam, fıstık çamı gibi ağaç türleri yer alır. Daha önce canlıların yaşadığı ancak herhangi bir etkenle yok olduğu ortamlarda görülen süksesyona ikincil süksesyon denir. Örneğin bir ekosistemde meydana gelen sel, deprem, yangın vb. etmenler nedeniyle var olan canlıların yok olduğu ancak toprağın varlığını sürdürdüğü ortamlarda yeniden canlıların görülmeye başlaması ve baskın türlerin aşamalı olarak değişmesi ikincil süksesyonu oluşturur. Toprak bozulmadığından ikincil süksesyon, birincil süksesyona göre daha hızlı gelişebilir. Bu süksesyon biçiminde etki ortadan kalktıktan bir süre sonra genellikle komünite eski formuna kavuşur. Örneğin Karadeniz’de ormanların yakılmasıyla elde edilen tarım arazilerinin bir süre sonra terk edilmesi durumunda öncelikle otsu bitkiler, daha sonra çalılar, çam ağaçları ve kışın yaprak döken ağaçlar görülmeye başlar. Bazı durumlardaysa bozulan bölge ikincil süksesyonla eski hâline gelemeyebilir. Örneğin İç Anadolu’daki bozkırlardan önce birincil süksesyonla oluşmuş ormanlar vardı. Çeşitli etmenler sonucunda bozulan komüniteler eski hâline gelemedi ve bozkırlar oluştu. İkincil süksesyona Bursa Uluabat Gölü ekosistemi de örnek verilebilir. Yanlış tarım faaliyetleri nedeniyle çevreden taşınan tortu ve toprak miktarının artması, buna bağlı olarak kıyı kesimlerinde su derinliğinin azalmasıyla bazı bitkiler görülmeye başlamıştır. Bu sürecin devam etmesiyle gölde nilüfer gibi su bitkileri görülmüş, ardından saz ve kamış gibi bitkiler çoğalmıştır (Görsel 2.1.30). Süreç devam ettikçe gölün dolan kıyı kesimlerinde söğüt, kavak ve dişbudak gibi bitkiler görülmeye başlamıştır. Süksesyonla türler, sıralı biçimde değişerek en sonunda dengeli ve olgun bir komünite oluşturur. Bu tür komünitelere klimaks denir. Klimaks komünitelerde bulunan bütün türler, uygun yaşam koşullarına sahiptir. Olağanüstü bir durum yaşanmadığı sürece koşullar, komünitedeki tüm canlılar için uygun olmaya devam eder. Çok yavaş gerçekleşen süksesyon sonunda böyle bir komünitenin oluşması, binlerce yıl sürebilir. Klimaks komüniteler, baskın türe göre sarıçam ormanı, gürgen ormanı, meşe ormanı veya sedir ormanı (Görsel 2.1.31) şeklinde adlandırılır. Örneğin Antalya’da bulunan Çığlıkara Tabiatı Koruma Alanı’ndaki klimaks komünitede baskın tür sedir ağaçları olduğundan komünite de sedir ormanı olarak adlandırılmaktadır. Bu klimaks komünitenin oluşumunun 1000 yıldan fazla sürdüğü, bölgedeki sedir ağaçlarının yaşının 800 ile 1000 yıl arasında olduğu tahmin edilmektedir. Sedir ağaçlarıyla birlikte bölgede aralarında endemik türlerin de bulunduğu 400’e yakın bitki türü ve bu bitki örtüsüne uyum sağlamış çok sayıda hayvan türünün yaşadığı bildirilmektedir.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Tuna Yayınları Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 222 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.