“10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 3” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 3

Aşağıda verilen metni okuyunuz. Soruları metni göz önünde bulundurarak cevaplayınız. (Metnin aslına sadık kalınmıştır.) SEFİLLER (...) Bu sert vuruşla kapı hemen açılmıştı. Sanki kararlı adımlarla kapıyı iterek içeriye giren bir yabancı idi. Bu adam evet bu adamı biz daha önceden tanıyoruz. Evet, evet bu az önce kendine barınacak bir yer arayan bu, bu adam. Evet bu o yolcuydu. Hızla adam içeriye bir adım attı ve orada durdu. Ayrıca kapıyı da açık bırakarak. Elinde bastonu, sırtında da çantası vardı. Gözlerinde de bir hayli bitkin ve yorgun bir belirti vardı. Çok iğrenç bir görüntüsü vardı. Hemen Bayan Magloire korkarak bir çığlık attı. Eli ayağı titremeye başladı. Bayan Baptistine de dönüp içeriye giren adamı süzmeye başladı. Daha sonra da Piskoposa bakmaya başladı. Yani ağabeyine bakarak derin bir huzura kavuştu. Bu arada Piskopos bu adama çok sakin bir şekilde bakıyordu. Böyle pat! diye gelen adama ne istediğini sormak amacıyla söze başlamak üzere idi ki, adam iki elini birden bastona dayadı, bakışlarını sırasıyla yaşlı adamın ve iki kadının üzerinde dolaştırdı. Piskoposun bir şey sormasına izin vermeden yüksek bir sesle: “Bakın” “Benim adım Jean Valjean. Kürek mahkûmuyum. Zindanda ondokuz yıl yattım. Dört gün önce beni bıraktılar, gönderildiğim yer olan Pontarlier’ye gitmek üzere dört gündür yoldayım. Toulondan beri yürüyüp duruyorum. Bugün yaya olarak on iki fersah yol aldım. Bu akşam bu kente gelince bir hana gittim, belediyede gösterdiğim sarı tezkere sebebiyle beni kovdular. Öyle gerekiyormuş. Bir başka hana gittim oradan da kovdular. Bir o yana bir bu yana. Kimse beni istemiyor. Tutukevine gittim, kapıcı beni içeriye almadı. (...) Piskopos: “Bayan Magloire’ye dönerek hemen sofraya bir tabak daha koyun” dedi. Adam hayretle şaşırarak her halde ne demek istediğini anlamadıklarını zannederek: “Bakın” diye sürdürdü. “Öyle değil, duydunuz mu? Ben kürek mahkûmuyum ben. Ağır hapis mahkûmuyum. Zindanlardan geliyorum” Cebinden büyük bir sarı kâğıt çıkardı, açtı. “İşte izin kâğıdım. Gördüğünüz gibi sarı. Okumak ister misiniz. Okumasını da biliyorum ben. Tutukluyken öğrendim. İsteyenler için bir okul var orada. İşte bakın, tezkereye ne yazmışlar: “Jean Valjean, salıverilmiş forsa ... de doğmuş” Bunlar umurunuzda bile değil. ‘On dokuz yıl tutuklu kaldım: Beş yıl zor kullanarak hırsızlık suçundan; on dört yıl da dört kez kaçma girişiminde bulunduğumdan. Bu adam çok tehlikelidir.’ Evet, işte böyle! Herkes beni kapıdan kovdu. Siz beni kabul ediyor musunuz şimdi? Burası han mı? Bana yiyecek, yatacak yer verecek misiniz? Ahırınız var mı?” Piskopos: “Bayan Magloire” dedi. “yataklıktaki şilteye beyaz çarşafları serersiniz.” Bu iki kadının söylenenlere nasıl boyun eğdiklerini daha önce de yazmıştık. Bayan Magloire bu buy-
  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır. 

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları Kazanım Kavrama Etkinlikleri Cevapları Sayfa 3 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.