10. Sınıf Tuna Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 93 Cevabı

SORU: 16. yüzyılda Avrupa’da ortaya çıkan Reform hakkında neler biliyorsunuz?

CEVAP:

REFORM HAREKETLERİ     

REFORMUN NEDENLERİ

Reform

  • yüzyılda, ilk olarak Almanya’da başlayıp, zamanla Fransa, İngiltere ve Kuzey Avrupa ülkelerine yayılan Katolik kilisesinde meydana gelen Hristiyanlık dinini yeniden yorumlama ve tanımlama hareketleridir.

Reform’un Sebepleri:

  • Matbaa’nın kullanılmasıyla pek çok Incil basıldı. Kutsal kitapların tercümeleri yapıldı. Okuma bilenlerin sayısı arttı.
  • İnsanlar daha özgür ve gerçekçi düşünmeye başladılar. Kilise ve papazlar eleştirilmeye başladı.
  • Papa’nın aforoz (dinden çıkarma) ve endülüjans (tanrı adına günahları affetme) gibi yetkilerini kendi şahsi çıkarları ve kilise çıkarları için kullanması tepkilere yol açtı.
  • Papalar aynı zamanda siyasi yetkilere de sahipti. Kralların papanın elinden tac giyip otoritesini onaylatması bunun en önemli göstergesiydi.
  • Aynı dönemde Osmanlı Devleti sınırlarında yaşayan gayrimüslim halka geniş hak ve özgürlükler tanımıştı.
  • Onların dini yaşamlarına ve eğitimlerine müdahale edilmemiş ve müdahale edilmesine de izin verilmemiştir.
  • ihtiyaçları vakıflar yoluyla devlet tarafından karşılanmıştır.

REFORMUN GELİŞİMİ

  • Reform sadece dini alanda bir yenilik değildir. Rönesansla başlayan özgür düşüncenin doğal bir sonucudur.
  • Reform hareketleri, Almanya’da Luther tarafından başlatıldı. Luther, 1517’de Wittenberg Kilisesinin kapısına 95 maddeden oluşan bildiri metnini astı.
  • Luther, yayınladığı bildiri ile Tanrı ile kul arasına kimsenin giremeyeceğini, endülüjans satın alınarak kimsenin günahlarından kurtulamayacağını açıklayarak papaya karşı çıktı.
  • Alman prensleri ve toprakları kilisenin elinde olan fakir Alman halkı Luther’i desteklediler.
  • Papa Luther’i aforoz etti. Luther’in papanın aforoz kağıdını halkın önünde yakması üzerine, papalık Luther’in yakılarak öldürülmesine karar verdi.
  • Bu karar üzerine Saksonya Dükü Luther’i korudu ve böyleve Luther, siyasi bir destek de bulmuş oldu. Bu durum Avrupa’da siyasi bölünmelere de yol açtı.
  • Luther’in fikirlerini benimseyenlere papayı protesto ettiklerinden dolayı Protestan adı verildi.
  • Luther’in İncil’i Almanca’ya çevirmesiyle Protestanlık Almanya’da hızla yayıldı.
  • Papalık ve Katolik taraftarı olan Roma-Cermen imparatorluğu ile Alman prenslikleri arasında yaşanan çatışmalar, Ogsburg Antlaşması’yla sona erdi (1555)
  • Reform hareketleri diğer Avrupa ülkelerinde de yaşandı.
  • Bu hareketler neticesinde;
  • Fransa’da – Kalvenizm, Nant Fermanı’yla tanındı.
  • İngiltere’de – Anglikanizm, Kral VIII. Henri’nin desteğiyle yeni bir mezhep olarak kuruldu.
  • Iskoçya’da – Presbiteryen mezhepleri kuruldu.
  • Isveç, Norveç ve Danimarka’da Protestanlık’ı kabul ettiler.

REFORMUN SONUÇLARI

  • Avrupa’da mezhep birliği bozuldu.
  • Yeni mezhepler ortaya çıktı.
  • Papa ve din adamlarının saygınlığı azaldı.
  • Papa krallar üzerindeki etkisini kaybetti.
  • Katolilk kilisesinin otoritesi sarsıldı, kendi içinde düzenlemelere girişti.
  • Protestan ülkelerde eğitim ve öğretim işleri kilisenin elinden alınarak laik bir öğretim sistemi kuruldu.
  • Kültürel ve bilimsel alanda kilise baskısı kalmadığından serbet bir ortam oluştu.

REFORMUN OSMANLI DEVLETİ’NE ETKİLERİ

  • Reform hareketleri, Osmanlı’da Kanuni dönemine rastladı.
  • Avrupa’daki Hristiyan birliğinin parçalanması, Osmanlı Devleti’nin işine geliyordu.
  • Bu sebeple, Kanuni, Luther’in faaliyetlerini destekledi.
  • Osmanlı Devleti, ülkesinde yaşayan Hristiyan azınlıklara geniş bir inanç özgürlüğü sağladığından dolayı Osmanlı Devletinde reform hareketleri etkili olmamıştır.
  • Osman’ Devleti, Hristiyan din adamlarının halk üzerinde baskı kurmasına izin vermemiş, böylelikle bir ruhban sınıfı doğmamıştır.
  • Avrupa’da kanlı mezhep savaşları yaşanırken, Osmanlı toplumu içindeki Hristiyanlar refah ve mutluluk içinde yaşamışlardır.
  1. Murat’ın Islahatları
  • iktidara tek başına sahip olan IV. Murat, başta annesini olmak üzere saray kadınlarını yönetimden uzaklaştırdı.
  • Yeniçerilar içindeki zorbaları ortadan kaldırdı.
  • Yeniçerilein sayısında azaltma yoluna gitti.
  • Maliyeyi düzeltti.
  • Hak etmeyen didik sahiplerinin topraklarını geri aldı.
  • Istanbul’da güvenliği sağladı.
  • Halkı isyana çağıran mekânlar haline gelen kahvehanelere içki ve tütün yasağını getirdi.
  • Istanbul’da geceleri sokağa çıkma yasağı uygulandı.
  • Anadolu ve eyaletlerdeki isyanları bastırdı.
  • Böylelikle devlet otoritesini güçlendirdi.

Siyasi Olaylar

  • Murat döneminde,
  • Lehistan’ın vergilerini vermemesi,
  • Venedik’in Dalmaçya kıyılarında isyan çıkarması üzerine
  • Sefer hazırlıkları yapıldıysa da her iki tarafın barış talepleri üzerine savaş yapılmadan barış antlaşmaları imzalanmıştır.
  • İran, Osmanlı-Avusturya savaşların’ ve iç isyanları fırsat bilerek sık sık Osmanlı topraklarına saldırıyordu.
  • Bunun üzerine IV. Murat, İran üzerine iki sefer (1635-1638) düzenledi.
  • Yapılan seferler sonucunda Revan ve Bağdat alındı.
  • Murat, Bağdat Fatihi olarak anıldı.
  • İran’ın isteği üzerine Kasrışirin Antlaşması imzalandı (1639).
  • Buna göre;
  • Bağdat, Osmanlı’ya, Revan ve Azerbaycan İran’a bırakıldı.
  • Zağros dağları, iki ülke arasında sınır oldu.
  • Kasrışirin Antlaşması, bugünkü Türkiye-İran sınırını belirlemiştir.

Tımar Sisteminin Bozulması

  • Tımar sisteminde ilk bozulmalar, 17. yüzyılda görülmeye başlandı.
  • Tımarların hak edenlere değil, rüşvet karşılığı başkalarına verillmesi bozulmanın temel sebebidir.
  • Merkezi otoritenin zayıflığı bu haksızılığın önüne geçemedi.
  • Haksızlığa uğrayanlar isyanlar çıkardı ve Celâli ayakalnamalarına sebep oldu.
  • Tımar sisteminin bozulmasıyla üretim azaldı.
  • Üretimin azalması devletin vergi gelirlerini azalttı.
  • Vergi gelirini artırmak isteyen devlet halka ağır vergiler getirdi.
  • Bu durum karşısında köylü, toprağını terketmek zorunda kaldı.
  • Ekonomik sıkıntılar yaşayan devlet,
  • İşsizlik ve göç gibi yeni sosyal sorunlarla da karşı karşıya kaldı.
  • Şehirlere göç eden köylüler, iş bulamayınca eşkiyalık faaliyetlerinde bulunarak, şehirlerde güvenlik problemlerini ortaya çıkardılar.
  • Tımar sisteminde bozulmalar, askeri teşkilatta da bozulmalara neden oldu.
  • Sistem sayesinde hazineden para çıkmadan hazır bir ordu kuruluyordu.
  • Sipahi yetiştirilemeyince devlet, ücretli asker almak zorunda kaldı.
  • Sekban denilen bu kişiler, savaş zamanı asker, barış zamanında işsizdi.
  • işsiz kaldıklarında halktan harac alıyorlardı.
  • Tımar sisteminin bozulmasıyla ülkede asayiş ve güven ortamı da yok oldu.

İltizam ve Mukataa

  • İltizam, Fatih Sultan Mehmet zamanında
  • tımar dışında kalan bölgelerde vergi toplamak için geliştirilmiş bir düzendir.
  • Bir bölgenin kanunla belirlenmiş vergisini toplayıp hazineye yatırma işidir.
  • ihale ile belirlenen sistemde vergi kaynağı olan araziye mukataa,
  • ihale sistemine iltizam,
  • vergi toplama işini yapana da mültezim denirdi.
  • Mültezimler, aldıkları bölgenin vergisi peşin öder, sonra da gidip o bölgedeki vergileri kendisi toplardı.
  • Devlet böylece nakit sıkıntısını da gidermiş olurdu.
  1. YÜZYILDA AVRUPA’DA SİYASİ DURUM
  • Rönesasn ve Reform hareketleriyle modernleşen Avrupalı devletler, 17. yüzyıldan itibaren merkezi otoritelerini artırarak daha güçlendiler.
  • Coğrafi keşiflerle zenginleşen ve Aydınlanma Çağı ile ilerleyen Avrupalı devletler arasında din merkezli savaşlar yaşanmıştır.

Otuz Yıl Savaşları (16181648)

  • Otuz Yıl Savaşları, Katolik devletlerle, Protestan devletler arasında 30 yıl süren savaştır.
  • Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu ile İspanya, Katolik olan Fransa, İsveç, Danimarka ve Hollanda’ya karşı mağlup oldular.
  • Savaş sonunda Vestfalya Antlaşması imzalanarak Avrupa halkına mezhep seçme özgürlüğü verildi.
  • Savaş sonrasında Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu dağıldı.
  • İspanya güç kaybetti.
  • Topraklarını genişleten Fransa güç kazandı.
  • Kanzadığı zaferle gücü artıran Fransa kralı 14. Lui; “Devlet demek, ben demektir” diyerek mutlakiyet anlayışını katı bir şekilde uygulayacağını gösterdi.
  • İngiltere, Otuz Yıl Savaşları’na katılmamıştı.
  • Elizabeth, merkezi otoriteyi güçlendirmeye çalıştıysa da 1640’taki isyanlar sonrasında parlamenter sisteme geçiş yapmak zorunda kaldı.
  • Meşrutiyet’e geçen İngiltere, cumhuriyet yönetiminin de ilk adımlarını attı.
  • İspanya, yüzyılda sömürgelerinin büyük bir kısmını kaybetti.
  • Hollanda ve İsviçre Otuz Yıl Savaşları sonrasında bağımsızlıklarını ilan ettiler.
  • Avusturya, gücünü korumaya devam etti.
  • Lehistan, taht kavgaları ve Rusya’nın genişlemesi nedeniyle gücünü koruyamadı.
  • İsveç, Otuz Yıl Savaşları’nda galip tarafta idi ve gücünü artırdı.
  • Rusya, Çar I. Petro ile beraber güçlü bir devlet olma yolunda ilerlemeye başladı.
  1. YÜZYILDA AVRUPA’DA BILIM VE TEKNİK ALANINDAKİ GELIŞMELER
  • Avrupa’da Rönesasn ve Reform sonrası modern bir düşünce ortamı oluştu.
  • Akıl ön plana çıktı.
  • Modern bilimin temelleri atıldı.
  • Teknik alanda önemli gelişmeler yaşandı.
  • Halk ve yöneticiler, bilimsel gelişmeleri takip etmeye başladılar.
  • Skolâstik düşüncenin yerini, özgür düşünce aldı.
  • Bilimsel çalışmların daha rahat yapılabilmesi için akademiler açıldı.
  1. Yüzyılda Bilime Yön Veren Avrupalı Bilim İnsanları
  • Kopernik: Polonyalı astronom ve matematikçi. Dünyanın güneş etrafındaki dönüşüyler ilgili çalışmalar yaptı.
  • Galileo: Modern fiziğin ve teleskopik astronominin kurucularındandır. Gezegenlerle ilgili çalışmalar yaptı.
  • Bacon: İngiliz filozof ve devlet adamıdır. Doğayı deney ve gözlemle kavramaya çalışmıştır.
  • Kepler: Alman gök bilimci, fizikçi ve matematikçidir.
  • Pascal: Fransız matematikçi, fizikçi ve düşünürdür. Hesap makinesi, üçgenler ve sıvıların kararsızlığını araştırdı.
  • Newton: İngiliz fizikçi, matematikçi ve astronomdur. Yerçekimi, diferansiyel, integral, renkler ve optik üzerinde araştırmalar yaptı.
  • Yapılan bilimsel çalışmalardan ötürü bu dönem Avrupa’da Akıl Çağı olarak adlandırılmıştır.
  • Bu çalışmalar, Avrupa’da sansayinin hızla gelişmesini sağladı.
  • Gelişen sanayi, 18. yüzyılda Sanayi İnkılabı’na zemin hazırladı.
  • Sanayisi gelişen Avrupalı devletler, dünya siyasetinde daha sözü geçen bir güç haline geldi.