10. Sınıf Tarih Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 95
“10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 95 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 95
Türkiye Selçukluları Dönemi'nde yaşayıp o dönemin yaklaşık yüz yıllık tarihiyle ilgili araştırma yapan İbni Bibi, el-Evâmirü'l-Alâiyye ffl-Umûri'l-Alâiyye adlı bir vakayiname yazdı. Moğolların Bağdat valisi olan ünlü tarihçi Alâeddin Ata Melik Cü- veyni'nin isteği üzerine kaleme aldığı bu vakayinamede 1. Alâeddin Keykubad Dönemi'ni diğer dönemlerden çok daha kapsamlı şekilde ele aldı. Eserinde siyasi gelişmelerin yanı sıra Türkiye Selçuklularındaki toprak yönetimine dair bilgiler de veren İbni Bibi; ilk kez ikta, mülk ve hibe türü topraklardan bahsetti. Eserinin bazı bölümlerinde de kendine ait Arapça ve Farsça şiirlere yer verdi. Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev'in Antalya'nın Fethine Gitmesi Bir gün Sultan, her zaman yaptığı gibi saltanat tahtına oturmuş yargı işlerine (dad-ı zalame) bakıyor, adalet ve insaf yoluyla zalimlerden hak alarak onların cezalandırılmalarını buyuruyordu. O sırada tacirler topluluğundan bir grup ad- liyeye (dadgâh) gelerek elbiselerini yırtmaya, yüzlerine toprağa sürmüye başladılar ve "Ey bahtı açık olan şah! Ey yedi ülkenin hükümdarı! Biz kulların tüccarlar grubuyuz. Helal kazanç elde etmek çoluk çocuğumuzun nafakasını sağlamak için Horasan, Irak ve diğer yerleri gezerek tehlikelere göğüs gerdik. Dünyanın çeşitli yerlerinde zorlu yolculuklar yaptık. Kendimizi tehlikeye atmaktan ve zorluklara göğüs germekten hiçbir şekilde tereddüt etmedik. Şiir: "Çalışıp çabalamadan kimseye bir şey vermezler. Zaten kazancın yolu da ancak çalışıp çabalamaktan geçer" ilkesine sahip çıktık. Kazanç uğruna çocuklarımızın, parmağı dudağında, kulağı kapıda ve gözü yolda kalmaktadır. Bir baba için çocuğunun yüzünü görmekten daha mutlu bir anı olabilir mi? Çocuklarımızın tek tesellileri bizlerden gelen mektubu okumalarıdır. Biz Mısır tarafından gidip iyi bir ticaret yaparak bol miktarda kâr ve kazanç elde ettik. Ordan İskenderiye'ye gittik. Bir süre orda kaldık. Orda el işlerinde ve sanat konularında Musa'nın elinin (yed-i beyza) yaptığını yapan Frenklerin ve Magriblilerin imal ettikleri çeşitli mallar ve eşyalar satın aldık. Onları paketleyip bir gemiye bindik. Antalya sahiline varınca oranın yöneticileri olan Frenk melikleri bize eziyet ettiler. Bizim sözlü veya amelî hiçbir suçumuzu görmeden, konuşandan konuşmayandan neyimiz varsa zorla elimizden aldılar. Onu yaparken hiç utanıp sıkılmadılar. Her ne kadar yalvardıysak, hiçbir etki yapmadı. Sonunda "Şu anda adil Sultan, büyük bir haşmet ve gurur içinde Konya'da saltanat tahtında oturmaktadır. Mazlumları korumak için adalet sofrasını yaymıştır. Onun yanına gidin, ona davanızı anlatın da asker çekip sizin derdinizin dermanını bulsun. Mallarınızı yağmadan kurtararak size geri versin' diye bizimle alay etti" dedi. Sultan bunları duyunca, onların acıklı durumuna üzüldü. Gazap ateşi alevlenmeye başladı. Şiir: "Her şeyin sahibi olan Allah'ın huzurunda beyaz güne ve lacivert renkli geceye yemin etti." Sonra "Mallarınızı geri alıp onları eksiksiz ve sağlam olarak size teslim etmeden yerime oturmayacağım. Bulunamayan eşyanızı kendi hazinemden karşılayacağım. Ben de sizin gibi gurbetin acısını çok iyi bilirim. Zalimlerin yaralayıcı okları, benim de can hedefime değmiştir. Şiir: "Ben siz düşkünlerin halini biliyorum. Çünkü sizin başınıza gelenler benimkine de geldi."- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
10. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 95 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok