10. Sınıf Tarih Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 54
“10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 54 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 54
Üzerinde çevgen oyununun tasvir edildiği, pirinçten yapılmış bir kap, XIII. yüzyıl, Musee du Louvre (Müze dö Luva), Fransa Çevgen (çevgân, çögen), at üstündeki iki grubun dört köşe bir sahada değneklerle oynadığı bir oyundur. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Bitlis'te izlediği bir çevgen oyununda atlı iki grubun ellerindeki eğri bir çevgenle ortadaki tahta topu sürmeye çalıştığını anlatır. Bu oyun, Karahanlı ve Selçuklularda da yaygın olarak oynanmıştı At üzerinde tasvir edilen Selçuklu kadınları, XM-XIII. yüzyıl, Minneapolis lnstitute of Art (Mineapolis İnstü- tüyt of Art), Minneapolis, ABD Dede Korkut Destan/'nda sıkça geçen "Yayan erin umudu olmaz."sözünden anlaşılacağı üzere atlar Türklerin hayatında büyük önem taşımaktadır. Geçmişte Türk erkek ve kadınları küçük yaştan itibaren usta birer at binicisi olarak yetiştirilmiştir. At üzerinde yarışlar yapılmış ve oyunlar oynanmıştır.Kaynak C "Aile, bir milletin temel kurumlarmdan birisidir. Budun ve boydan sonra toplumun en küçük çekirdeği olan "aile" Milleti ayakta tutan en temel ögelerdendir. Bir ulusun siyasi sosyal ve hukuki durumunu anlamak için önce o ulusun küçük bir nüvesi olan aileye bakmak lazımdır. (...) İslamiyet Öncesi Türk ailesi karşılıklı sevgi ve saygı esasına dayanmaktaydı. Ana baba ve çocuklar arasındaki ilişkiyi himaye, sevgi ve saygı tayin etmekteydi. Türk aile hukukuna göre babadan sonra aileyi anne temsil ederdi. (...) Aile içinde ekonomik görevi olan Türk kadını ev işleri, çocuk bakımı yanı sıra serbest pazar yerlerine gidip mal alıp satabilmekteydiler. (...) Selçuklu dönemi Türk halkı temel olarak iki tabakadan oluşmaktaydı. Beyler ve Kara Budun. Yani yönetenler ve yönetilenlerden müteşekkildi. Bu halde beyler de kendi aralarında büyük beyler ve küçük beyler, halkı ise kendi içinde meslek, zanaat sahipleri ve fakirler, işsizler olmak üzere çeşitli mesleki ve toplumsal görev tanımlarına ayırmak mümkündür." Selçuklu toplumu, yerleşme durumlarına göre şehirliler, köylüler ve konargöçerler şeklinde üçe ayrılırdı. Geçimini tarım, hayvancılık, ticaret ve zanaatla sağlayan halk, devlete düzenli olarak vergi öderdi. Tüccarlar toplumda büyük bir itibara sahipti ve dokunulmazlıkları vardı. Bütün ticari mallar günümüzdeki sigorta sistemine benzeyen bir yöntemle koruma altına alınır, saldırıya ya da beklenmedik bir zarara uğrayan tüccarların kaybı tazmin edilirdi. Tüccarların, kervan sahiplerinin, hayvancılıkla uğraşan konargöçerlerin, ikta sahiplerinin ve bağlı devletlerin ödemesi gereken ayrı vergiler vardı. Devlete ait topraklar ikta sistemiyle hanedan üyelerine ve üst düzey devlet adamlarına dağıtılır, ikta sahipleri de bunun karşılığında devlete vergi öderdi. Sayfa 55'teki tabloda Selçuklularda mirî adı verilen hazine arazileri, mülk arazileri ve bunlardan alınan vergiler açıklanmıştır.
- Cevap: Bu etkinliğin cevabı diğer sayfadadır. (Bkz. sayfa 55)
10. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 54 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok