“10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 272 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 272

Osmanlı Devleti, bu dönemde hem merkezde hem de taşra teşkilatlarında çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldı. Halkın yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve bunların tetiklediği ayaklanmalar Osmanlı Devleti'ni zor durumda bırakınca geleneksel kurumlarda ve yönetim anlayışında bazı ıslahatlara ihtiyaç duyuldu. "XVI. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunun Dünya ekonomik cereyanları içindeki durumu, zengin bir hammadde alıcısı olan Avrupa ile, çok bol ve hatta ucuz bir işlenmiş mal satıcısı olan şarkın arasında bocalayan aracı, olarak kabul edilebilir. Avrupa'dan altın ve gümüş geliyor, fakat, mukabilinde giden maddeler iaşeyi, iç sanayii sarsıyordu. Şarktan (yani Hind, Rusya ve İran'dan)alınan mal mukabilinde giden altın ve gümüş, Avrupa'dan kazanılandan daha fazla olduğu için, memlekette para darlığı artmakta idi." "Nüfus artışı ve enflasyon, imparatorluğun çöküş sebepleri olarak ne kadar zorlayıcı olurlarsa olsunlar sebepler ağının yalnızca birer sicimiydi. Hepsine baskın çıkan sebep Kanuni Sultan Süleyman'ın hükümdarlığının sonuyla birlikte Osmanlı fetihler çağının tükenen bir duruş noktasına vardığı gerçeğiydi. Batıdaki son önemli fetihler 157Ode düşen Kıbrıs ve 1664'te alınan Girit'ti. Her ne kadar İran' da hesaba katılır muharebeler olduysa da Osmanlılar savaş sırasında kazandıkları toprakları ellerinde tutmakta başarısız kaldılar. Osmanlı devleti fethe dayanan, fethe bağımlı ve fetih için teşkilatlanmış bir devletti. Fetih tımar bağışları ve tarım için yeni topraklar açarak refah temin eder, bürokratik ve dini meslekler için daha çok mevki ihdas eder, devşirme için ilave insan gücü ve çok çeşitli türden ganimet getirirdi. Genişleyen sınırlardaki kazanç fırsatları nüfus içinde karışıklık çıkarmaya aday unsurları buralara sevk ediyordu. Önemiyle ve sürekliliğiyle toplumu ayakta tutan fetihlerin son bulması bütün devlet yapısını tıkadı ve devletin bütün kurumları aracılığıyla peş peşe sarsıntılara yol açtı." Osmanlı Devleti'nin temel para birimi gümüş içerikli akçe idi. (...) Bilinen ilk Osmanlı akçesini yaklaşık olarak 1326 yılında Orhan Bey bastırdı. (...) İlk Osmanlı altın sikkesi 1478 yılında İl. Mehmed tarafından bastırılmıştır. (...)Böylece fiili olarak ortaya altın ve gümüşe dayanan, iki değerli madeni de kullanan bir para sistemi çıkmış oluyordu. (...) Ayrıca, altın ve gümüşün göreli fiyatları değiştikçe, Osmanlı ekonomisinde dolaşan sikkelerin göreli fiyatları ya da kur değerleri de değişirdi. (...) Bu düzende tedavül eden paraların satın alma gücünü ya da itibari değerlerini esas olarak içerdikleri altın ya da gümüş miktarı belirlemekteydi. (...)Madenipara düzenini kullanan devletlerin ve bu arada Osmanlı Oevleti'nin başvurduğu önemli bir işlem de tağşişti. Tağşiş sırasında devlet, dolaşımdaki gümüş ya da altın sikkeleri piyasadan toplar ve bunların içindeki değerli maden içeriğini azaltarak yeniden piyasaya sürerdi."
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

10. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 272 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.