“10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 94” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 94

"Nasıl yani? Biraz daha açabilir misin konuyu?" diye sordu Philia. "Şöyle ki bazı filozoflara göre insan eylemlerinin nihai yani son amacı mutluluktur. Bu anlayışa eudai- monizm (mutlulukçu anlayış) denir. Ancak mutluluğun ne olduğu belirlenemez. Bunlara göre kişiyi mutluluğa götüren yollar farklı farklıdır. Bu yollardan biri olan pragmatizme (faydacılık) göre 'iyi' bize faydalı olandır. Eylemler sonuç itibarıyla bize fayda sağlıyorsa iyidir. Ancak ‘Aynı eylem herkes için benzer faydayı doğurmaz.’ görüşüne sahip oldukları için ahlaki bir evrenselliği reddeder. Bir başka yaklaşıma göre iyinin ölçütü bize haz veren her şeydir. Buna hedonizm (hazcılık) deniyor. Haz, hoşa giden bir duygudur. Bizler doğamız gereği acıdan kaçınır ve hazza yöneliriz. Bir eylem sonuç olarak bize haz veriyorsa iyi yani doğru bir eylemdir. Haz ise kişiden kişiye değiştiği için evrensel bir ahlak yasasının varlığından söz edemeyiz görüşünü savunurlar.” diyerek açıkladı anne martı. 2. "Her zevk iyilik, her acı fenalıktır fakat her acıdan kaçmak zorunlu değildir. Her zevke de verdiği fayda ve zararı bilgece gözden geçirerek değer vermek lazımdır. Gerçekten de bazı durumlarda iyiyi kötü, kötüyü iyi buluruz." Epiküros'un bu sözünü evrensel ahlak yasası temelinde yorumlayınız.
  • Cevap: Bu görüşe göre ahlak yasası subjektiftir. Kişinin bulunduğu duruma göre iyinin ve kötünün ölçüt ve değerleri farklılaşabilir. Dolayısıyla tamamen objektif ve genel geçer bir ahlak yasasından bahsedilemez.
"Bir de 'kişi doğası gereği bencildir, her şeye rağmen kendi hayatını koruyup sürdürmek ister.' görüşünü savunan egoizm (bencilik) vardır. Ayrıca çıkarların ortak olamayacağını, herkesin doğası gereği iyi olduğunu ancak toplumsal yaşamda karşılaşılan otorite ve kötülüklerin bireyin yaşamını istediği gibi düzenlemesini engellediğini savunan anarşizm, her kural ve otoritenin kişiyi kendisine yabancılaştırdığını ve özgürlüğünü elinden aldığını savunan nihilizm (hiççilik) vardır. Nihilizme göre eğitim, toplum ve otorite bireyin gelişimini ve özgürlüğünü engellemektedir. Bundan dolayı ahlakiliğin temelini bireyde bulur, birey kendi iradesiyle kendi değerlerini belirleyerek sürü bilincinin esaretinden kurtulma olanağına kavuşabilir.” dediğinde anne martı, "Hımm, bu bakış açısı bana varoluşçuluğu hatırlattı." dedi Philia. "Aynen öyle, varoluşçuluğun ahlakilik ile ilgili bakış açısı da bununla benzeşmektedir. Ne diyordu Sartre, ‘Genel bir ahlak yoktur çünkü size gösterecek bir işaret yoktur dünyada. Biz özgürüz çünkü yeryüzüne geldi mi, dünyaya atıldı mı bir kez, artık bütün yaptıklarından sorumludur.’ İşte böyle Philia, sanırım yeterince dinlendik. Evrensel ahlak yasasının mümkün olduğunu savunan öteki yaklaşımları da yolda konuşuruz." dedi Theano. 3. Dinî, kültürel, mitolojik ve felsefi görüşlerden hareketle evrensel bir ahlak yasası olabilme potansiyeli taşıyan bildiğiniz bir yaklaşım var mı? Açıklayınız/Tartışınız.
  • Cevap: Özellikle uhrevi dinler olan İslam ve Hristiyanlık evrensel bir ahlak anlayışı üzerinden bütün insanlığa çağrıda bulunurlar. Kutsal kitaplarında tüm zaman ve toplumlara bir sesleniş vardır. Bunların dışında Budizm ve Konfüçyüsçülük gibi dinî ve felsefi öğretilerde de evrensel nitelikte ahlaki öğretiler bulunmaktadır.

10. Sınıf Felsefe Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 94 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.