10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 197
“10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 197 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 197
Soru: Bilgi görselini inceleyerek tabloyu doldurunuz.
Bilimsel Yöntem Nedir?
Rudolf Carnap
R. Carnap, "Bilim nedir?" sorusuna cevap vermek için önce bilimi oluşturan bilimsel bilginin analiz edilmesi gerektiğini iddia eder. Bir bilginin bilimsel olması için öncelikle o bilginin anlamlı, ikinci olarak da doğrulanabilir olması gerekir. Anlamlı olmayan önermenin doğrulanması mümkün olmadığı için bu önerme bilimsel olamaz. Deney ve gözlemle doğrulanamayan önermeler metafiziktir. Metafizik bilinebilir değildir ve bilimsel bir değer taşımaz. Bu nedenle felsefe, metafizik konuları ele almamalıdır. R. Carnap'a göre bilgi, iki şekilde doğrulanabilir: doğrudan doğrulama ve dolaylı doğrulama. Doğrudan doğrulamada bilgi, herhangi bir araç gerece ihtiyaç duymadan gözlem ve deneylerle doğrulanabilir. Örneğin "Ağaç yeşil yapraklıdır." bilgisi, gözlemle doğrulanabilir. Dolaylı doğrulamada ise bilgi, başka araçlar veya laboratuvar ortamı kullanılarak doğrulanabilir. Örneğin "Ağaç fotosentez yapar." bilgisi, ancak laboratuvar ortamında doğrulanabilir.
Karl Popper
Deney ve gözleme dayanarak bilgilerin doğrulanabileceği görüşünü eleştirir.K. Popper'a göre bilimde bir bilginin doğrulanabilmesi, o bilginin deney ve gözlemle kanıtlanması zaman ve imkân bakımından mümkün değildir. Örneğin "Bütün kuğular beyazdır." önermesini doğrulamak için şimdiye kadar yaşamış, hâlâ yaşayan ve gelecekte de yaşayacak kuğuların gözlenerek beyaz olduklarının kanıtlanması gerekir ki buna yetecek zaman ve imkân yoktur. O hâlde bilgi, doğrulanamaz ancak yanlışlanabilir. Beyaz olmayan bir kuğu görüldüğünde bilgi yanlışlanacaktır. K. Popper, bilimin dinamik bir süreç olduğunu savunur. Bilimsel bilgi, yanlışlanana kadar geçici olarak doğru kabul edilir.Bu nedenle her zaman yeni gözlemler ve deneylerle sınanmaya açıktır. Bu durum, bilimin dogmatizmden uzak kalmasını ve sürekli olarak kendini yenilemesini sağlar.
Thomas Samuel Kuhn
T. S. Kuhn, özellikle klasik bilimin doğrusal olarak daima ilerleyen bilim anlayışına karşı çıkar. Bilimsel gelişme sürecini açıklarken "paradigma" kavramını kullanır. Paradigma, herhangi bir alanda belli bir dönemde geçerli olan genel kabul anlamına gelmektedir. Örneğin ilk Çağ'da Dünya'nın düz bir tepsi biçiminde olduğu kabul ediliyordu. Gerek yapılan gözlemler gerekse teleskop vb. araçların icadı sonrasında Dünya'nın yuvarlak olduğu ortaya koyulmuştur. Dünya'nın şekli konusunda farklı dönemlerde farklı paradigmalar benimsenmiştir. T. S. Kuhn, bilimin bir paradigmadan diğerine geçilmesi sonucu ilerlediğini savunur. Belli bir paradigmanın kabul edildiği döneme "olağan bilim dönemi" denir. Bu dönemde paradigma, konuyla ilgili her tür soruya cevap verebilmektedir. Bazı gelişmeler sonucunda paradigmanın sorulara cevap veremediğinde bunalım baş gösterir ve "olağanüstü bilim dönemi" yaşanır. Bu dönemden ancak yeni bir paradigmanın kabulü ile çıkılır. Yeni paradigmanın kabulü kolay değildir çünkü yeni paradigmaya karşı direnç gösterilir. Ancak bir süre sonra konuyla ilgili öne sürülen yeni paradigma kabul edilir.
- Cevap: Bu etkinliğin cevabı diğer sayfadadır. (Bkz. sayfa 198)
10. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 197 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok