“10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 189 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 189

İnsanların evreni anlama ve açıklama çabasının sonucunda bilimsel etkinlik ortaya çıkmıştır. Bilim, doğadaki olay ve olguları sistematik bir yöntemle açıklama çabası olarak görülür. Bilimi ele alan ve onun üzerinde düşünen felsefe disiplinine "bilim felsefesi" adı verilir. Bilim insanları, bilimsel yöntemlerle olay ve olguları açıklamaya çalışırken bilim üzerine düşünen filozoflar; "Bilim nedir?", "Bilimsel bilginin özellikleri nelerdir?", "Bilimin değeri nedir?" gibi sorularla bilimi sorgular.

Bilim ile felsefe arasındaki ilişki, İlk Çağ filozoflarına kadar uzanır. 18. yüzyıla kadar bilim, felsefenin bir parçası olarak görülmüş ve bilim insanları aynı zamanda felsefeyle de ilgilenmiştir. Ancak bilimin hızla gelişmesi, bilimsel yöntem tartışmalarını da beraberinde getirmiştir. Bilimin felsefeden farklı bir yöntem kullanması gerektiği düşüncesi ile birlikte zamanla bilimler, felsefe ile yollarını ayırdı. 19. yüzyılda bilimlerin gelişmesi üzerine felsefe bilimle ilgilenmeye ve bilimle ilgili konuları sorgulamaya başladı. Bunun sonucunda bilim felsefesi ortaya çıktı.

Bilimsel etkinliği diğer bilme çabalarından ayıran temel unsur, bilimin sistemli ve yöntemli bir çalışmanın ürünü olmasıdır. Bilimsel bilgiye ulaşmak için kullanılan yönteme "bilimsel yöntem" adı verilir. Bilimsel yöntem, genellikle deney ve gözleme dayalıdır. Belli aşamalara sahip olan bilimsel yöntem sayesinde nesnel ve genelgeçer bilgiye ulaşılmaktadır. Bilimsel yöntemde ele alınan konuyla ilgili verileri toplamak amacıyla öncelikle gözlem yapılır. Gözlemlere dayanarak konuyla ilgili hipotezler oluşturulur. Hipotezlerin doğru olup olmadığı, deneylerle kanıtlanmaya çalışılır. Hipotez, deneylerle doğrulandığında "yasa" hâlini alır. Yasaların ve henüz doğruluğu kanıtlanmamış hipotezlerin birlikte kullanıldığı kapsamlı açıklamalara "kuram" adı verilir. Örneğin teleskop gözlemleriyle elde edilen bulgular ve birtakım matematiksel hesaplamalar, Albert Einstein'ın izafiyet teorisi gibi doğruluğu kanıtlanmamış bilgilerle bir araya getirilmiştir. Bu sayede evrenin oluşumunu açıklamaya yönelik "büyük patlama teorisi" geliştirilmiştir. Büyük patlama teorisi de evrenin nasıl meydana geldiği ile ilgili olarak öne sürülen bir paradigmadır. Paradigma, bilim insanları tarafından benimsenen ve onların olayları ele alış biçimini belirleyen dünya görüşüdür. Örneğin statik evren anlayışına dayanan bu paradigma, zamanla ortaya çıkan yeni sorular karşısında yetersiz kalmış ve eleştirilmiştir. Yerini genişleyen evren anlayışının kabul gördüğü yeni paradigmaya bırakmıştır.

Uygulama-9.1

Soru: Aşağıda örnek olarak verilen "İbnülheysem'in Karanlık Oda Deneyi, Takiyüddin'in Optik Deneyi ve Asch'ın Uyma Deneyi" isimli metinlerden yararlanarak soruları cevaplayınız.

İbnülheysem'in Karanlık Oda Deneyi

İbnülheysem, bir gün odanın pencere kanadındaki delikten içeri giren ışığın duvara yansıdığını fark eder. Işık, duvarda Güneş'in tutulma sırasındaki yarım görünüşüne benzer bir şekil oluşturmuştur. İbnülheysem, bu gözlem sonrası ışığın hareketini incelemek için farklı ışık kaynakları kullanarak çeşitli çalışmalar gerçekleştirir. Karanlık bir odaya küçük bir delikten Güneş ışığının, Ay ışığının, yıldızlardan gelen ışığın ve

  • Cevap: Bu etkinliğin cevabı diğer sayfadadır. (Bkz. sayfa 191) 

10. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 189 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.