“10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 178 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 178

Evrenin Sonluluğu ve Sonsuzluğu Problemi

Evrenin yaratılışı insanlığın en eski problemlerinden biridir. Her uygarlık, kendi mitolojileri aracılığıyla evrenin nasıl meydana geldiğini ve varlıkların nasıl oluştuğunu açıklamaya çalışmıştır. Günümüzde evrenin bir başlangıcı ve sonu olup olmadığı; bilim, teoloji ve felsefenin kesişim noktasında yer alan önemli bir tartışma konusudur. Bu konu; Tanrı, varlık, zaman ve yaratılış kavramları etrafında hem metafizik hem teolojik tartışmalara yol açmıştır. Özellikle evrenin mekânsal olarak sınırsız olup olmadığı ve zaman bakımından bir başlangıca ya da sona sahip bulunup bulunmadığı, tartışmaların temelini oluşturmaktadır. Antik Yunan'daki doğa filozoflarından bazılarının atomculuk ve sonsuzluk fikirlerinden Orta Çağ'ın yaratılış tartışmalarına ve modern dönemin düşünürlerinin mantıksal sorgulamalarına kadar geniş bir yelpazede bu konu ele alınmıştır.20. yüzyılın başlarına kadar evren, genellikle başlangıcı ve sonu olmayan, değişmez zaman ve mekâna sahip durağan bir yapı olarak görülüyordu. Albert Einstein'ın (Albert Aynştayn) "görelilik kuramı" ve Alexander Friedmann (Aleksendır Fridman) ile Georges Lemaitre'nın (Corces Lömetra) çalışmaları, evrenin dinamik ve genişleyen bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu. Bu yeni anlayışa göre evren, büyük patlama (big bang) ile başlayan sonlu bir geçmişe sahiptir (Görsel 8.1). Zaman ve mekân, bu başlangıçla birlikte ortaya çıkmış; evrenin genişlemesi ise galaksilerin boşlukta hareket etmesi değil uzayın kendisinin büyümesi şeklinde açıklanmıştır. Böylece "ezelî ve ebedî evren" düşüncesi yerini başlangıcı olan ve sürekli değişen bir evren modeline bırakmıştır.

Ruhun Ölümsüzlüğü Problemi

Ölüm, insanların üzerinde en çok düşündüğü konulardan biridir. Ölümden sonraki yaşamın varlığını kabul edenler, ölümsüzlüğü de ruhla ilişkilendirir. Ruhun ölümsüzlüğü ise teologlar, bilim insanları ve filozoflar tarafından sorgulanmış ve bu konuda farklı görüşler ortaya atılmıştır. İslamiyet, Hristiyanlık ve diğer tek tanrılı dinler, ruhun ölümden sonra sonsuza kadar var olacağını savunur. Hinduizm gibi reenkarnasyon inancının olduğu dinlerde de ruhun, ölümden sonra farklı bedenlerde yeniden doğduğuna inanılır. Pozitif bilimler ise ruhun varlığını bilimsel olarak algılanamaz ve kanıtlanamaz metafiziksel bir unsur olduğu gerekçesiyle reddeder. Felsefe tarihinde filozofların bu konudaki görüşleri farklıdır.

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

10. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 178 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.