“10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 100 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 100

Bilginin Kaynağı Problemi

Bilginin mümkün olduğunu savunan filozoflar, bilginin kaynağı problemini ele alır. Bu problem çerçevesinde "Mademki bilgiye ulaşmak mümkündür o hâlde bu bilgilere ulaşmanın yolu nedir?" sorusuna cevap ararlar. Bilginin nasıl elde edildiğini ve doğuştan gelip gelmediğini; duyular, akıl, deneyim veya sezgi gibi kaynaklardan hangileri aracılığıyla elde edildiğini sorgularlar. Bunun sonucunda rasyonalizm (akılcılık), empirizm (deneycilik), kritisizm (eleştiricilik), entüisyonizm (sezgicilik) gibi düşünce akımları ortaya çıkar.

ÇALIŞMA KÂĞIDI

Soru: Öğretmeninizin rehberliğinde 4-6 kişilik gruplara ayrılınız. Aşağıdaki metinden yararlanarak iş birlikli olarak tabloyu doldurunuz.

Rasyonalizm

Bilginin kaynağının akıl olduğunu savunan anlayıştır. Rasyonalistler, duyuların yanıltıcı olduğunu iddia ederler. Rasyonalizme göre gerçeklik, akılla kavranabilir. Güvenilir ve kesin bilginin kaynağı akıldır. İlk Çağ'dan bu yana etkili olan rasyonalizmin en önemli temsilcileri arasında Sokrates, Platon, Farabi, R. Descartes ve G. W. F. Hegel sayılabilir. Rasyonalizmi savunan filozoflar, aklın kendiliğinden sahip olduğu bilgilerin imkânını kabul ederler. Doğuştan gelen bu bilgilere "apriori bilgi" adı verilir. Rasyonalist filozoflardan Platon'a göre insan, tüm bilgilere doğuştan sahiptir. Akıl, bilgiyi üreten değil hatırlayan bir araçtır; bu yüzden öğrenmek, aslında hatırlamaktan ibarettir.

EmpirizmBilginin kaynağının duyu ve deney olduğunu savunan anlayıştır. Empirizmin önemli temsilcileri arasında John Locke ve David Hume (Devid Huym) sayılabilir. Rasyonalizme karşıt bir yaklaşım içinde olan empirizm, doğuştan getirilen bilgilerin imkânını reddeder. Empirist filozoflardan J. Locke; insan zihninin doğuştan boş bir levha (tabula rasa) gibi olduğunu, bu levhanın ancak duyum ve deneyimle dolduğunu savunur. Duyularla elde edilen bu bilgilere deney sonrası anlamında "aposteriori bilgi" adı verilir. Özellikle 17. yüzyılda bilimlerin gelişmesiyle birlikte önem kazanan gözlem ve deney yönteminin, empirizmin ortaya çıkmasına zemin hazırladığı söylenebilir.

Kritisizm

I. Kant tarafından savunulan kritisizm, bilginin kaynağı konusunda eleştirel bir yaklaşım içindedir. I. Kant, bilginin kaynağı konusunda rasyonalizmi ve empirizmi eleştirir. Bilginin kaynağının ne sadece akıl ne de sadece deney olduğunu iddia eder. Ona göre akıl ile deneyim, birlikte bilgiye ulaşmayı sağlar. Bilgi edinme sürecinin duyum ve deneyimle başladığını savunan I. Kant, bu sürecin akılda doğuştan bulunan "kategoriler" ile devam ettiğini savunur. Duyu ve deneyimin sağladığı malzeme, akıldaki kategoriler tarafından işlenerek bilgiye dönüştürülür.

I. Kant, bu görüşünü "Görüsüz (deneysiz) kavramlar boş, kavramsız (aklın kategorileri olmaksızın) görüler kördür." sözleriyle ifade eder.

Entüisyonizm

Bilginin kaynağının sezgi olduğunu ve bilgiye aracısız olarak sezgi ile ulaşılabileceğini savunan anlayıştır. Felsefe tarihinde sezgicilik, filozoflar tarafından farklı biçimlerde yorumlanmıştır.

  • Cevap: Bu etkinliğin cevabı diğer sayfadadır. (Bkz. sayfa 101) 

10. Sınıf Meb Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 100 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.