“10. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları Sayfa 91 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 91

Allah (cc) katında tüm insanların eşit olması İslam’ın adalet anlayışını yansıtır. Kadın-erkek, işveren-işçi, amir-memur, zengin-fakir gibi farklılıklar insanlara bir üstünlük sağlamaz (Görsel3.5). Kişinin mensup olduğu ırk veya sahip olduğu imkânlar da Allah (cc) katında ona bir ayrıcalık tanımaz. İslam, bütün insanların ortak bir atadan geldiğini ve üstünlüğün ancak takva ile olduğunu bildirmiştir. Bu durum Kur’an-ı Kerimde “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanmızdır...”30 ayeti ile dile getirilmiştir.

Adaletle ilişkili kavramlardan biri de takvadır. Takva; bir Müslüman’ın hayatının her anında sorumluluğunun bilincinde olması ve Allah’ı (cc) görüyormuşçasına farzları ve vacipleri hakkıyla yerine getirmesidir. Bunun yanı sıra Allah’ın (cc) hoşnutluğunu kazanmak amacıyla sünnete uyup nafile ibadetleri çokça yapmayı gerektirir. Aynı zamanda haramlardan, dinen şüpheli olan durumlardan ve dinin kötü gördüğü şeylerden sakınmaktır.31 İnsanın adil olması takvanın da bir gereğidir. Çünkü adalet ilkelerine uymayan insanın başkalarının hakkına girmesi kaçınılmazdır. Bu yüzden Kur’an-ı Kerim’de insanlardan adaletli olmaları istenmiştir. Bu ayetlerden biri şöyledir: “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Adaletli olun; bu, takvaya daha uygundur.”

Tarihin her döneminde; din, soy ve zenginlik gibi özellikler insanlar arasında üstünlük ölçüsü olarak değerlendirilmiştir. Kadın ile erkek, siyah ile beyaz toplumsal hayatta eşit tutulmamıştır. İslam, getirdiği ilkelerle adaletsizliğe sebep olan bu anlayışın ortadan kaldırılmasını hedeflemiştir. Hz. Peygam- ber’in Veda Hutbesi’nde yer alan "... Üstünlük ancak takva iledir.”33 ifadesi ile İslam’ın bu konudaki görüşü açıkça ortaya konulmuştur.

Sıra Sizde

Hz. Peygamber, 632 yılının Mayıs ayında Suriye bölgesine göndermek üzere Üsame bin Zeyd (ra) komutasında bir ordu hazırladı. Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer gibi önde gelen sahabileri de Üsame’nin (ra) emrine verdi. Üsame (ra), Medine’nin dışında Curf denilen yerde karargâhını kurdu. Bazıları Hz. Muhammed’in (sav), Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer gibi sahabilerin bulunduğu bir orduya azatlı bir kölenin genç ve tecrübesiz oğlunu kumandan tayin etmesini eleştirmeye başladı. Bunu duyan Hz. Peygamber mescide gitti. Zeyd bin Harise’yi (ra) Mute Savaşı için kumandan tayin ettiği günleri hatırlatarak “Daha önce onun babasını kumandan tayin ettiğimde de karşı çıkmıştınız. Babası kumandanlığa nasıl lâyıksa oğlu da lâyıktır.” diyerek itirazların yersizliğini belirtti.

Soru: Hz. Muhammed’in (sav) bu uygulaması, günümüze nasıl uyarlanabilir? Örnek veriniz.

  • Cevap: Günümüzde görevler, kişilerin bilgi ve yeteneklerine göre verilmelidir. Örneğin bir iş yerinde yöneticilik görevi, gerekli becerilere sahip genç bir çalışana verilebilir.

10. Sınıf Meb Yayınları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Sayfa 91 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.